Tüm hikayeler

Zevk ve Acı

Seviye B2 · 247 kelime

Zevk ve Acı

Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil vadilerin ötesinde, gökyüzünün en yüksek tepesinde iki efsanevi varlık yaşarmış. Bunlardan biri insanlara neşe saçan Altın Zevk, diğeri ise karanlık gölgelerde duran Gümüş Acıymış. Zevk, nereye gitse insanların kalbine tatlı bir huzur ve sonsuz bir sevinç bırakırmış. Acı ise dokunduğu her yere buruk bir hüzün ve ağır bir sessizlik getirirmiş. İnsanlar her zaman Zevk’in peşinden koşar, Acı’yı ise beldelerinden tamamen uzak tutmak istermiş.

Bir gün parlak elbiseli Zevk, kibirle gülümseyerek gölgedeki Acı’ya doğru ilerlemiş. "İnsanlar sadece beni seviyor, senin mevcudiyetine ise hiç kimse katlanamıyor," demiş gururla. Acı, sakin bir sesle cevap vermiş: "Senin varlığının kıymeti, ancak benim yokluğumda unutulduğu zaman anlaşılır." Aralarındaki bu amansız tartışma büyüyünce, meseleyi çözmesi için evrenin bilge hakiminin huzuruna çıkmışlar. Bilge hakim, tahtında oturup bu iki zıt varlığın şikayetlerini dikkatle dinlemiş.

Zevk, yeryüzünün tek hükümdarı olmak istediğini ve Acı’nın tamamen sürgün edilmesini talep etmiş. Acı ise dengenin bozulması halinde insanların sahte bir mutluluk içinde kaybolacağını savunmuş. Hakim, uzun bir süre düşündükten sonra her ikisini de barıştırmanın mümkün olmadığını anlamış. Bunun üzerine bilge hakim, sihirli asasından çıkan gümüş bir ışık hüzmesiyle ikisini birbirine bağlamış. "Artık ikiniz tek bir vücut gibi hareket edecek, asla birbirinizden tamamen ayrılmayacaksınız," diye buyurmuş.

O günden sonra Zevk bir kapıdan içeri girdiğinde, Acı da hemen onun arkasından süzülürmüş. İnsanlar, neşenin ardında gizlenen hüznü ve hüznün sonunda beliren ferahlığı böylece öğrenmişler. İki ezeli rakip, birbirlerini tamamlayarak yeryüzündeki yaşamın değişmez bir parçası haline gelmiş. Hayatın tatlı meyvesini tadan her insan, onun çekirdeğindeki acıyı da kabul etmelidir. Gülünü seven dikenine katlanır.

Gülünü seven dikenine katlanır.