Tüm hikayeler

Zeus ve Yılan

Seviye A2 · 189 kelime

Zeus ve Yılan

Evvel zaman içinde, gökyüzünün yükseklerindeki görkemli sarayda büyük bir düğün vardı. Güneşin altın ışıkları, çiçeklerle dolu geniş bahçeyi güzellikle aydınlatıyordu. Evrenin güçlü kralı Zeus, bu mutlu günde bütün hayvanları sarayına davet etti. Ormanın derinliklerinden gelen kuşlar, neşeli şarkılarıyla havayı dolduruyordu. Bütün hayvanlar krallarına en güzel hediyeleri vermek için sabırsızlanıyordu. Sevimli tavşan lezzetli taze havuçlar, küçük arı ise tatlı ballar getirdi.

Zeus, her bir hediyeyi büyük bir sevinç ve tatlı bir tebessümle kabul etti. Derken, sessiz kayalıkların arasından uzun ve soğuk vücutlu bir yılan göründü. Yılan, ağzında kırmızı ve kokulu güzel bir gül taşıyordu. Yavaşça Zeus’un tahtına doğru yaklaştı ve saygıyla başını eğdi. Yılan, "Ulu kralım, bu güzel gülü size hediye etmek istiyorum," dedi. Çevredeki diğer hayvanlar korkuyla geriye çekildi ve sessizce bekledi.

Zeus, yılanın getirdiği kırmızı güle dikkatlice baktı ama elini uzatmadı. Kral, bilge bir sesle yırtıcı ve tehlikeli misafirine doğru konuştu. "Herkesin hediyesini alırım ama senin ağzından çıkan bir şeyi asla kabul etmem," dedi. Çünkü Zeus, yılanın ağzındaki zehrin en güzel gülü bile kirleteceğini biliyordu. Yılan, utanç içinde başını eğdi ve yavaşça saraydan uzaklaştı. Tehlikeli kişilerin sunduğu en güzel hediyeler bile insanlara zarar verebilir. Her güler yüzlü kimseyi dost sanma.

Her güler yüzlü kimseyi dost sanma.