Tüm hikayeler

Yol Gösteren Yılan

Seviye C2 · 234 kelime

Yol Gösteren Yılan

Evvel zaman içinde, serin suların nazlı nazlı aktığı eski bir orman kenarında genç bir avcı yaşardı. Bu avcı, ülkenin kaybolan gizemli cevherini bulmak üzere çetin bir yolculuğa çıkmıştı. Günlerce yürüdükten sonra, sarmaşıklarla kaplı gümüşi bir kayanın gölgesinde dinlenmeye karar verdi. O sırada, zümrüt yeşili pulları güneş altında parıldayan devasa bir yılan süzülerek ortaya çıktı. Yılanın bakışlarındaki derin bilgelik, genç adamın kalbindeki korkuyu yatıştırıp yerini büyük bir meraka bıraktı. Yılan, insan sesiyle konuşarak gencin niyetini sordu ve yolun tehlikelerle dolu olduğunu hatırlattı.

"Aradığın cevher, dumanlı dağın tepesindeki canavarın koruduğu altın kafesin içindedir," dedi bilge yılan. Avcı, çaresizliğini ve devasa yaratığı tek başına asla yenemeyeceğini kederle dile getirdi. Yol gösteren yılan gülümseyerek ona "Kaba kuvvet yerine daima aklını ve sabrını kullanmalısın," dedi. Ardından genç avcıya, canavarın en zayıf anını yakalamasını sağlayacak üç adet büyülü pul uzattı. "Bu pulları sırasıyla rüzgara savurduğunda, canavar derin bir uykuya dalacaktır," diye fısıldadı. Genç adam bilge yaratığa teşekkür ederek kararlı adımlarla sisli zirveye doğru tırmanmaya başladı.

Yol boyunca karşısına çıkan çetin engelleri, yılanın öğütlerini hatırlayarak kolayca aştı. Zirveye ulaştığında, kükreyen canavarın üzerine zümrüt pulları teker teker savurdu. Büyülü pullar parıldayınca canavar ağırlaşan göz kapaklarına yenik düşüp derin bir uykuya daldı. Avcı, altın kafesi sakince alarak ülkesinin paha biçilmez cevherini kurtarmayı başardı. Evine zaferle dönen genç adam, başarısını bilek gücüne değil, bilge yılanın yol gösterici aklına borçluydu. Doğru rehberin sözünü dinleyen insan, en karanlık yollarda bile ışığı bulur. Danışan dağları aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış.

Danışan dağları aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış.