Tüm hikayeler

Yaşlı Baba ve Hayırsız Oğul

Seviye C1 · 254 kelime

Yaşlı Baba ve Hayırsız Oğul

Evvel zaman içinde, gür ormanların kucakladığı huzurlu bir kasabada ak saçlı, merhametli bir ihtiyar yaşardı. Yıllar boyunca alın teriyle kazandığı varlığını, biricik oğlunun geleceği için harcamaktan hiç çekinmemişti. Büyüyüp evlenen oğul ise zamanla mülkün sahibi olunca babasına karşı günden güne soğuklaştı. Varlığını evladına devreden yaşlı adam, ne yazık ki kendi evinde bir yabancı durumuna düşmüştü. Evin en karanlık köşesine itilen bu bükük bel, her gece sessizce gözyaşı dökerdi. Bir kış akşamı, dondurucu rüzgâr ahşap pencereleri zorlarken yaşlı adam soğuktan tir tir titriyordu. Eski elbisesi yıpranmış, kemiklerine kadar işleyen ayaz onu büsbütün halsiz düşürmüştü.

Titreyen sesiyle oğluna seslendi: "Oğlum, bana üşüyen sırtımı örtecek sıcak bir battaniye verir misin?" Vefasız oğul, babasının bu masum isteğini bir yük sayarak küçük çocuğuna bir örtü getirmesini emretti. "Git, ahırdaki eski at battaniyesini al da dedene ver," diyerek arkasını döndü. Küçük çocuk girdiği karanlık depodan getirdiği battaniyeyi tam ortadan ikiye kesti. Oğlunun örtüyü kestiğini gören adam öfkeyle haykırdı: "Ne yapıyorsun sen, koskoca örtüyü neden mahvettin?" Çocuğun gözlerindeki derin bakış, babasının sert öfkesine cesaretle karşı durdu. Küçük çocuk elindeki yarım parçayı dedesinin omuzlarına sevgiyle örttü.

Ardından babasına dönerek, "Örtünün diğer yarısını saklıyorum baba," dedi. Şaşıran adam merakla sordu: "Neden saklıyorsun, o yarım parça ne işine yarayacak?" Torun, tokat gibi inen şu cevabı verdi: "Sen yaşlanıp elden ayaktan düştüğünde, ben de seni bu yarımla örteceğim." Bu sözler vefasız evladın yüreğinde adeta bir şimşek çaktırdı ve yaptığının utancıyla dizlerinin üstüne çöktü. Hatasını anlayan oğul, gözyaşları içinde babasının ellerine kapanıp bağışlanma diledi. Evlatlar, anne ve babalarına gösterdikleri saygı kadar gelecekte kendi evlatlarından hürmet görürler. Ne ekersen onu biçersin.

Ne ekersen onu biçersin.