Yaban Eşekarıları ve Keklikler
Evvel zaman içinde, sıcak güneşin parladığı güzel bir bağ kenarında bir çiftçi yaşardı. Bu neşeli bağda tatlı üzümler ve renkli çiçekler büyürdü. Sıcak bir yaz gününde sulak alanlar kurudu ve her yer çok ısındı. Yaban eşekarıları ve küçük keklikler uzun süre içecek su aradılar. Sonunda susuzluktan yorulan bu hayvanlar tarladaki yaşlı çiftçinin yanına geldiler. Keklikler çiftçiye yaklaşıp tatlı bir sesle su istediler.
"Eğer bize su verirsen, senin üzüm bağını kazarız" dediler. Yaban eşekarıları da hemen söze karışıp büyük vaatlerde bulundular. "Biz de bağını hırsızlardan korur, onları iğnemizle uzaklaştırırız" dediler. Çiftçi bu süslü sözleri sakince ve güler yüzle dinledi. Sonra bahçesinde sessizce çalışan sadık öküzlerine sevgiyle baktı. Bu iki hayvan grubu heyecanla çiftçinin vereceği cevabı bekliyordu.
Çiftçi başını sallayarak hayvanlara doğru bir adım attı. "Benim tarlamda her gün çalışan iki tane öküzüm var" dedi. "Onlar hiçbir vaat vermeden bana her zaman yardım ederler" diye ekledi. "Bu yüzden elimdeki son suyu söze değil, emeğe veririm" dedi. Çiftçi suyunu öküzlerine verdi ve diğerleri oradan uzaklaştı. Güzel sözler söylemek kolaydır ama gerçek dostluk emek ister. Lafla peynir gemisi yürümez.
Lafla peynir gemisi yürümez.