Tüm hikayeler

Yaban Atındaki Çocuk

Seviye B2 · 249 kelime

Yaban Atındaki Çocuk

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında, cesur ve merhametli bir çocuk yaşardı. Bu çocuğun adı Rüzgar’dı ve en büyük hayali dağlarda özgürce koşan yaban atlarını yakından görmekti. Köyün yaşlıları, gümüş yeleli muazzam bir siyah atın kimseye boyun eğmediğini sık sık anlatırlardı. Günlerden bir gün Rüzgar, sisli vadinin derinliklerinde gezinirken ansızın bu efsanevi atla karşılaştı. Güneş ışıkları atın parıldayan tüylerine vuruyor, ormana adeta büyülü bir haşmet yayıyordu.

Soylu hayvan gözlerini Rüzgar’a dikti ve hafifçe şahlanarak sesini ormanda yankılattı. Rüzgar elindeki sert ipleri yere bıraktı ve yavaş adımlarla ata doğru ilerlemeye başladı. "Sana zarar vermeyeceğim, sadece seninle dost olmak istiyorum," diye fısıldadı tatlı bir sesle. At, çocuğun gözlerindeki samimiyeti görünce sakinleşti ve başını yavaşça onun omzuna yasladı. O sırada köyden yükselen acı bir feryat ormanın huzurunu aniden böldü. Kurtların çevrelediği küçük bir çocuk, sarp kayalıkların tepesinde çaresizce yardım bekliyordu.

Rüzgar hiç tereddüt etmeden yaban atının sırtına atladı ve gümüş yelesine sıkıca sarıldı. "Haydi dostum, şimdi rüzgardan daha hızlı koşma zamanıdır," diyerek haykırdı. Büyülü at, sanki çocuğun niyetini anlamış gibi şimşek hızıyla kayalıklara doğru fırladı. Dik yamaçları ve derin uçurumları birer birer aşarak tehlikenin ortasına ulaştılar. Çılgın atın güçlü kişnemesi ve heybetli duruşu, korkusuz kurtları kaçırmaya yetti.

Rüzgar, korkudan titreyen küçük çocuğu kucağına alarak güvenli bir şekilde atın arkasına bindirdi. Birlikte köye döndüklerinde, köylüler bu inanılmaz dostluğu büyük bir hayranlıkla karşıladılar. Özgür at, Rüzgar’ı köye bıraktıktan sonra gururla şahlandı ama bir daha insanlardan kaçmadı. Sevgi ve sabırla yaklaşan insan, en vahşi yürekleri bile kendine dost eyler. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkar.

Tatlı dil yılanı deliğinden çıkar.