Tüm hikayeler

Tilki ve Kayıkçı

Seviye C1 · 259 kelime

Tilki ve Kayıkçı

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında yaşlı bir kayıkçı huzurla kürek çekerdi. Nehrin karşı tarafında ise meyve bahçelerinin kokusuyla başı dönen kurnaz bir tilki dolaşırdı. Kızıl tüylü bu tilki, karşı kıyıdaki leziz yiyeceklere ulaşmak için nehrin serin sularını aşmak zorundaydı. Yüzme bilmeyen tilki, kıyıda bağlı duran ahşap kayığı görünce zihninde hemen haince bir plan tasarladı. Gözleri hırsla parıldayan tilki, ağır adımlarla kayıkçının yanına yaklaştı ve tatlı diliyle konuşmaya başladı. "Ey hünerli kayıkçı, beni karşı kıyıya geçirirsen sana çuval dolusu altın bahşedeceğim," dedi.

Açgözlü kayıkçı, tilkinin sırtındaki ağır çuvalı görünce bu teklife hemen kandı ve onu kayığına kabul etti. Nehrin hırçın dalgaları arasında yol alırken tilki, kayıkçının aklını çelmek için süslü laflar etmeyi sürdürdü. "Bu çuvalın içinde krallara layık paha biçilemez bir hazine gizlidir," diyerek adamın merakını iyice kabarttı. Yaşlı adam hülyalara dalarak küreklere daha bir hevesle sarıldı ve kayığı hızla karşı kıyıya yaklaştırdı. Kıyıya ulaştıkları an kurnaz tilki bir çırpıda karaya sıçradı ve ağır çuvalı kayıkçının ayaklarının dibine bıraktı. "Pazarlık tamamlandı, hazinen işte bu torbanın içindedir!" diye bağırdı tilki neşeyle.

Adam heyecanla düğümü çözmeye çalışırken, tilki çalılıkların arasına dalarak gözden kayboldu. Sabırsız kayıkçı çuvalın ipini büyük bir merakla çözdü ve içine açgözlülükle baktı. Fakat altın yerine çuvaldan öfkeli yaban arıları fırlayarak talihsiz adamın etrafını sarıverdi. Büyük bir şaşkınlık ve acı içinde nehre atlayan kayıkçı, kurnazlığa aldanmanın bedelini ağır ödedi. Açgözlülüğün gözünü kör ettiği adam, ıslak ve çaresiz hâlde kıyıya çıkıp arkasından bakakaldı. Kurnaz tilki ise karşı kıyıdaki meyve bahçelerinde zaferinin tadını çıkarıyordu. Boş vaatlerin parlaklığına kapılanlar, hakikatin acı gerçekleriyle yüzleşmeye mahkûmdur. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.