Tüm hikayeler

Tarlakuşu

Seviye A2 · 181 kelime

Tarlakuşu

Bir varmış bir yokmuş, altın sarısı buğday tarlalarının üstünde küçük bir tarlakuşu yaşarmış. Bu neşeli kuş, sabahları gökyüzünde uçar ve tatlı şarkılar söylerdi. Tarlanın kenarında geniş, yeşil bir orman ve berrak bir dere vardı. Tarlakuşu her gün lezzetli tohumlar arar ve özgürce süzülürdü. Rüzgar tatlı tatlı eserken, küçük kuş gökyüzünün en yüksek yerine çıkardı. Bir gün tarlaya yaşlı bir avcı geldi ve yere büyük bir ağ serdi.

Avcı ağın üzerine lezzetli buğday taneleri saçtı. Tarlakuşu yükseklerden bakıp adamın ne yaptığını merak etti. Yavaşça aşağıya indi ve adama ne kurduğunu sordu. Kurnaz avcı gülümsedi ve kuşlar için yeni bir şehir kurduğunu söyledi. Avcı, bu güzel şehirde herkese bedava yiyecek olduğunu anlattı. Saf tarlakuşu bu tatlı sözlere hemen inandı ve çok heyecanlandı.

Yiyecekleri yemek için hevesle ağın ortasına doğru uçtu. Tarlakuşu yere konar konmaz avcının ağı aniden kapandı. Küçük kuş tuzağa yakalandığını anlayınca büyük bir korku yaşadı. Çırpınarak avcıya baktı ve yalan söylediği için ona kızdı. Böyle kötü bir şehirde kimsenin mutlu olamayacağını üzüntüyle anladı. Tatlı sözlerin arkasındaki tehlikeyi ne yazık ki geç fark etti. Her tatlı söze hemen inanmamak ve dikkatli olmak gerekir. Her yüzüne güleni dost sanma.

Her yüzüne güleni dost sanma.