Tüm hikayeler

Tanrıça ve Tavuk

Seviye B2 · 248 kelime

Tanrıça ve Tavuk

Evvel zaman içinde, altın sarısı tarlaların uzandığı neşeli bir vadide güzellik tanrıçası Venüs yaşarmış. Bu büyüleyici vadinin kenarındaki şirin kümes, tanrıçanın en sevdiği huzurlu mekanlardan biriymiş. Kümesin içinde, her sabah şafak sökerken pırıl pırıl bir yumurta bırakan tombul bir tavuk varmış. Bu çalışkan tavuk, verdiği bereketli yumurtalarla tanrıçanın yüzünü her gün güldürürmüş. Göklerin kraliçesi Juno da zaman zaman dostunu ziyaret eder, bu sevimli tavuğu ilgiyle izlermiş. Bir gün Venüs, kümesin önünde durup altın renkli tavuğun yumurtlamasını hayranlıkla seyretmiş. Ancak kalbinde aniden yükselen hırslı bir merak, onun zihnini bulandırmaya başlamış.

Kendi kendine, "Bu hayvan günde bir yumurta veriyorsa, daha çok yerse iki katını verir," diye düşünmüş. Yanında duran Juno, bu düşüncenin tehlikeli olabileceğini belirterek dostunu nazikçe uyarmış. "Her canlının bir ölçüsü vardır, doğanın dengesini bozmamak gerekir," demiş Juno. Fakat hırsına yenik düşen Venüs, dostunun bu bilgece uyarısına hiç kulak asmamış. Hemen en lezzetli mısırları ve buğdayları tavuğun önüne avuç avuç dökmeye başlamış. Sevimli tavuk, önüne konulan bu bol yiyecekleri büyük bir iştahla tıkınmış. Günler geçtikçe tavuk aşırı derecede şişmanlamış ve artık zorlukla hareket eder hale gelmiş.

Kısa süre sonra kilolarından ağırlaşan tavuk, neşeyle gıdaklamayı ve yürümeyi tamamen bırakmış. Tanrıça Venüs, sepetine ikişer ikişer alacağı yumurtaları hayal ederek kümesin kapısını açmış. Ancak hantal kalan tavuk, artık tek bir yumurta bile veremez duruma gelmiş. Yaptığı büyük hatayı anlayan Venüs, hırsının yol açtığı bu sonuç karşısında derin bir pişmanlık duymuş. Daha fazlasını isterken elindekinden de olan tanrıça, kendi açgözlülüğünün cezasını çekmiş. Daha fazlasına sahip olma hırsı, elimizdeki mevcut bereketi de tamamen kaybettirir. Az tamah çok ziyan getirir.

Az tamah çok ziyan getirir.