Sivrisinek ve Boğa
Evvel zaman içinde, serin suların nazlıca aktığı yeşil bir çayırın kenarında görkemli bir boğa yaşarmış. Bu güçlü boğa, gün boyu taze otları çiğner ve ulu ağaçların koyu gölgesinde sakince dinlenirmiş. Yine sıcak bir yaz gününde, minik ve oldukça kibirli bir sivrisinek ormanda canı sıkılarak uçmaya başlamış. Kanatlarını hırsla çırpan bu küçük sinek, kendini dünyanın en önemli canlısı zannedecek kadar gururluymuş. Uzun süren yorucu bir uçuşun ardından, çayırda huzurla otlayan koca boğayı gözüne kestirmiş. Minik sivrisinek, gösterişli bir edayla havada süzülerek boğanın sivri boynuzlarından birinin üzerine konmuş. Orada durup kanatlarını düzeltmiş ve kendince boğaya büyük bir iyilik yaptığını düşünmeye başlamış.
Ağırlığının boğayı ezebileceğinden korkarak incecik sesiyle kasıla kasıla konuşmaya karar vermiş. "Ey heybetli dostum, boynuzunun üzerinde durarak seni çok fazla yormuyorumdur umarım," demiş böbürlenerek. Boğa ise otları büyük bir iştahla çiğnemeye ve kuyruğuyla sinekleri kovalamaya sakin bir şekilde devam etmiş. Cevap alamayan gururlu sivrisinek, sesini biraz daha yükselterek tekrar boğaya seslenmiş. "Eğer varlığım sana ağır geliyorsa söyle, derhal kanatlanıp başka bir yere uçayım," diye eklemiş. Sivrisinek, gösterdiği bu büyük incelik karşısında boğanın kendisine minnettar kalacağını hayal ediyormuş. Koca boğa, kafasını yavaşça çevirmiş ve boynuzunun ucundaki minik yaratığa kayıtsız gözlerle bakmış.
Derin bir nefes alarak, gür ama oldukça ilgisiz bir ses tonuyla yanıt vermiş. "Geleyim dediğini duymadım ki, gideyim dediğinde üzüleyim küçük dostum," demiş tebessüm ederek. "Ne buraya konduğunun farkındaydım ne de gittiğinde yokluğunu hissedeceğim," diye tamamlamış sözünü. Bütün heybetinin ve öneminin bir hiç olduğunu anlayan küçük sivrisinek, utancından ne yapacağını bilememiş. Sessizce kanat çırparak ormanın derinliklerine doğru süzülmüş ve gözden kaybolmuş. Kendini olduğundan çok daha büyük görenler, başkalarının gözünde aslında ne kadar küçük olduklarını geç anlarlar. Boş başak dik durur.
Boş başak dik durur.