Şahin ve Güvercinler
Evvel zaman içinde, gür bir meşe ormanının derinliklerinde ak kanatlı güvercinlerin huzurla yaşadığı görkemli bir yuva varmış. Bu sevimli kuşlar, gün boyunca mavi gökyüzünde süzülür, akşamları ise ahşap tünemelerinde neşeyle cıvıldaşırmış. Ancak komşu dağlarda devriye gezen yırtıcı çaylaklar, onların bu saf mutluluğuna zaman zaman gölge düşürür, korku salarmış. Barışçıl güvercinler, her kanat çırpışta tetikte durmaktan ve sürekli saklanmaktan bitap düşmüşler. İşte tam bu endişeli günlerde, kurnaz ve heybetli bir şahin, gümüş rengi süzülüşüyle yuvanın yakınına konmuş. Şahin, sesine yumuşak ve güven verici bir ton katarak güvercinlerin meclisine hitap etmiş. "Neden bu narin kanatlarınızı korkuyla titretip çaylakların tehdidi altında bir ömür tüketiyorsunuz?" diye sormuş.
Güvercinlerin yaşlı önderi, gözlerinde derin bir kaygıyla, çaresizce başını öne eğmiş. Kurnaz şahin fırsatı kaçırmamış ve aldatıcı sözlerine ikna edici bir edayla devam etmiş. "Beni hükümdarınız olarak taçlandırın; usta pençelerimle sizi her türlü dış tehlikeden sonsuza dek koruyayım." Masum güvercinler, bu çekici teklifin arkasındaki gizli niyetleri tartacak basireti gösterememişler. Sahte bir huzur arzusuyla yırtıcı şahini kralları ilan edip ona koşulsuz itaat yemini etmişler. Fakat şahin, tahta kurulur kurulmaz gerçek yüzünü göstermekte hiç gecikmemiş. Ertesi sabah, koruduğunu iddia ettiği sürüden en semiz güvercini amansız pençelerine alarak afiyetle yemiş.
Takip eden her günde, bir başka zavallı güvercin şahinin doymak bilmeyen iştahına kurban gitmiş. Eski düşmanları çaylaktan çok daha acımasız olan bu zalim hükümdara karşı güvercinler derin bir pişmanlığa kapılmışlar. Kalan az sayıdaki kuş, zalim hükümdarın pençelerinden kaçacak yer bulamayarak acı bir hakikatle yüzleşmiş. Tehlikeden kurtulmak uğruna zalim bir koruyucuya sığınmanın, yıkımın en büyüğü olduğunu geç de olsa anlamışlar. Çaresizce çırpınırken, kendi elleriyle seçtikleri felakete ağlamaktan başka yapacakları bir şey kalmamış. Korkunun gözünü kör ettiği ruhlar, sahte sığınaklarda özgürlüklerini ve canlarını kaybetmeye mahkûmdur. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak.
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak.