Tüm hikayeler

Pire ve Hastalık

Seviye C1 · 249 kelime

Pire ve Hastalık

Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil vadilerin ötesinde, görkemli bir krallığın kalbinde iki garip yolcu karşılaşmış. Biri minik ve kıpır kıpır bir Pire, diğeri ise insanların eklemlerine yerleşen sinsi bir Hastalıkmış. Her ikisi de gece boyunca barındıkları evlerden memnun kalmadıkları için dertleşmeye başlamışlar. Ay ışığının gümüşi pırıltıları altında, konakladıkları insanların huyundan şikâyet ediyorlarmış. Sonunda hâllerine acıyıp kaderlerini değiştirmek adına akıl almaz bir karar almışlar. Pire derin bir iç çekerek kederli sesiyle konuşmaya başlamış. "Zengin bir beyin ipek yataklarında kalıyorum ama adam sürekli hizmetkârlarını çağırıp beni avlatıyor," demiş.

"Bütün gece kovalamaç oynamaktan bir yudum huzur bulamadım," diye eklemiş. Hastalık ise sızlanan gözlerle Pire’ye bakıp kendi talihsizliğini anlatmış. "Ben de yoksul bir oduncunun bedenindeyim ama adam sabahtan akşama kadar baltayla odun kesiyor," demiş. "Sürekli hareket ettiği için kemiklerimin sızısı bende derman bırakmıyor," diye yakınmış. Bunun üzerine zeki Pire, gözleri parlayarak kurnazca bir teklifte bulunmuş. "O hâlde bu gece yer değiştirelim, sen benim zenginine git, ben de senin oduncuna gideyim," demiş. Hastalık bu fikri çok cazip bulmuş ve ikisi hemen anlaşarak yola koyulmuşlar.

Gece olunca Pire, yoksul oduncunun mütevazı kulübesine gizlice süzülmüş. Bütün gün çalışan oduncu öylesine derin bir uykuya dalmış ki Pire sabaha kadar rahatça beslenmiş. Hastalık ise yumuşak kuş tüyü yatakta yatan zengin beyin bedenine yerleşmiş. Beyefendi ağrıdan kıvranıp hiç kıpırdamadan yattıkça Hastalık keyifle kök salmış. Güneş doğduğunda her iki yolcu da hayatlarının en konforlu gecesini geçirdiklerini anlamışlar. Böylesine kusursuz bir uyum karşısında bir daha asla eski yerlerine dönmemeye karar vermişler. Her varlık ancak kendine uygun şartları bulduğunda huzura ve rahatlığa kavuşur. Her şey yerinde ağırdır.

Her şey yerinde ağırdır.