Tüm hikayeler

Oruç Tutan Kurt

Seviye C1 · 252 kelime

Oruç Tutan Kurt

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında yaşlı bir kurt yaşardı. Yıllar boyunca çevresindeki biçare hayvanlara korku salan bu kurnaz mahluk, nihayet yaşlandığını hissedip pişmanlık duymaya başladı. Geçmiş günahlarını bağışlatmak amacıyla niyet edip tam kırk gün boyunca hiç et yememeye karar verdi. Ormandaki tüm mahlukata bu kutsal niyetini gururla ilan ederek patikada başı dik bir şekilde yürümeye başladı. Ancak orucun henüz üçüncü gününde, ihtiyar kurdun midesinden yükselen gurultular sabrını iyice zorlamaya başladı. Yeşil ağaçların gölgesinde çaresizce gezinirken, yakındaki çayıra neşeyle otlayan tombul ve lezzetli bir kuzu gördü.

Kuzunun yumuşacık beyaz yünü ve iştah kabartan kokusu, kurdun bütün iradesini tek anda sarsmaya yetti. Ağzının suları süzülürken kendi kendine, "Sözümden dönemem ama bu dayanılmaz açlığa da katlanamam," diye fısıldadı. Sinsi ve sessiz adımlarla çayıra doğru yaklaşıp gözlerini hırsla kuzunun üzerine dikti. Zavallı kuzu korkuyla gerileyerek, "Saygıdeğer kurt, hani sen oruçluydun ve hiçbir canlıyı incitmeyecektin?" diye sordu. Kurt gözlerini sinsi bir edayla kısıp zekice bir bahane arayarak kuzuyu baştan aşağı süzdü. "Ben sözüne sadık bir hayvanım, asla niyetimi bozmam," diyerek sahte bir ciddiyetle söze başladı.

Ardından hain bir tebessümle, "Fakat dikkatle bakınca anlıyorum ki sen kesinlikle bir kuzu değilsin," diye ekledi. "Güneşin altında pırıl pırıl parıldayan bu beyaz gövden ve tombul yapın ancak lezzetli bir lahana olabilir!" dedi. Kuzu ne kadar çırpınıp kuzu olduğunu kanıtlamaya çalışsa da kurnaz kurt onu dinlemek istemedi. "Ben sadece bahçedeki taze bir lahanayı yiyorum," diyerek bir hamlede kuzunun üzerine atıldı ve ziyafetini çekti. Nefsine yenik düşen niyet yoksunu kimseler, kendi vicdanlarını rahatlatmak için her zaman kılıfına uygun bir yalan uydururlar. Minareyi çalan kılıfını hazırlar.

Minareyi çalan kılıfını hazırlar.