Tüm hikayeler

Nehirler ve Deniz

Seviye B1 · 215 kelime

Nehirler ve Deniz

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında neşeyle coşan nehirler varmış. Bu berrak nehirler, dağların kar sularıyla beslenir ve yeryüzüne buz gibi tatlı su taşırmış. Yol boyunca yüksek kayalıkları aşar, susamış ceylanlara ve renkli kuşlara canlılık verirlerdi. Nehirler, kendi sularının temizliğiyle gurur duyar ve gururla akmaya devam ederlerdi. Fakat uzun yolculuklarının sonunda hepsi devasa ve engin denizle buluşurdu.

Bir gün nehirler, koca denizin kıyısında toplanıp sularının değiştiğini fark ettiler. Masmavi denize karıştıkları anda, o lezzetli ve tatlı suları birdenbire tuzlu oluyordu. Bu duruma çok öfkelenen nehirler, gururlu bir sesle denize doğru bağırmaya başladılar. "Biz sana en tatlı ve en temiz sularımızı getiriyoruz," dedi coşkulu bir nehir. "Sen ise bizim bu değerli suyumuzu yakıcı bir tuzla bozuyorsun," diye ekledi diğeri. Nehirler, kendilerini dinleyen koca denizi haksızlıkla ve açgözlülükle suçlamaya devam ettiler.

Derin deniz, nehirlerin bu öfkeli sözlerini büyük bir sabırla ve sükûnetle dinledi. Deniz, dalgalarını yavaşça köpürterek nehirlerin karşısında ağırbaşlı bir şekilde yükseldi. "Ey nehirler, ben sizden bana su getirmenizi hiçbir zaman istemedim," dedi bilge deniz. "Benim doğam böyledir ve buralara kadar kendi isteğinizle gelip bana katılıyorsunuz," diye devam etti. "Eğer tatlı kalmak istiyorsanız, bana doğru akmayı bırakıp dağlarınızda kalmalısınız," dedi. Nehirler bu mantıklı cevap karşısında ne diyeceklerini bilemeyip sessizce geriye çekildiler.

Kendi ayaklarıyla tehlikeye girenler, karşılaştıkları sonuçlar için başkalarını suçlamamalıdır. Kendi düşen ağlamaz.

Kendi ayaklarıyla tehlikeye girenler, karşılaştıkları sonuçlar için başkalarını suçlamamalıdır.