Nar, Elma Ağacı ve Çalı
Evvel zaman içinde, serin suların aktığı büyük bir bahçede iki güzel ağaç yaşardı. Bunlardan biri kırmızının en güzel tonuyla parlayan tatlı bir nar ağacıydı. Diğeri ise mis kokulu ve sulu meyveler veren yeşil bir elma ağacıydı. Bahçedeki kuşlar bu ağaçların dallarında şarkı söyler ve çok eğlenirdi. Fakat iki ağaç da kendi meyvesini diğerinden daha çok beğenirdi. Sıcak bir yaz gününde bu iki ağaç büyük bir tartışmaya başladı.
Nar ağacı gururla gövdesini salladı ve kırmızı meyvelerini gösterdi. "Benim meyvelerim mücevher gibidir ve bahçenin en değerli tacıdır," dedi. Elma ağacı bu sözleri duyunca hemen rüzgârda sallandı. "Benim tatlı elmalarım herkesten daha çok sevilir," diye cevap verdi. İki ağaç da sesini yükseltti ve tartışma büyüdü. Onların bu kavgası bahçedeki bütün huzuru bir anda kaçırdı.
O sırada ağaçların dibinde duran küçük bir çalı öne çıktı. Dikenli çalı başını yukarı kaldırdı ve ağaçlara yumuşak bir sesle seslendi. "Sevgili dostlarım, lütfen bu anlamsız kavgayı artık bitirin," dedi. Çalının bu sözleri üzerine ağaçlar utandı ve birden sustu. Her meyvenin kendine göre ayrı bir güzelliği olduğunu anladılar. Gerçek güzellik başkalarıyla yarışmakta değil, uyum içinde yaşamaktadır. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkar.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkar.