Kuşçu ve Güvercinler
Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında küçük bir köy vardı. Bu köyde yaşlı bir kuşçu, tarlaya büyük ve gizli bir ağ kurdu. Ağın ortasına lezzetli buğday taneleri ve tatlı mısırlar serpti. Adam, yaban güvercinlerini yakalamak için çalılığın arkasına saklandı. Gökyüzünde süzülen mavi güvercinler bu lezzetli yemleri uzaktan gördüler. Güvercinlerin lideri, tarladaki parlayan sarı buğdayları görünce çok sevindi.
"Aşağıda harika bir ziyafet var, hemen inelim," dedi. Yaşlı bir güvercin ise bu kolay yiyecekten biraz şüphelendi. "Bu kadar bol yem tehlikeli olabilir," diye arkadaşlarını uyardı. Fakat aç güvercinler bu bilge sözü dinlemek istemediler. Hep birlikte neşeyle yere inip buğdayları yemeye başladılar. Tam o sırada kurnaz kuşçu ipi hızla çekti.
Kocaman ağ birden kapandı ve bütün güvercinler içeride kaldı. Çaresiz kuşlar korkuyla kanat çırptılar ama kaçamadılar. Güvercinler acele kararları yüzünden özgürlüklerini kaybettiklerini anladılar. Kurnaz kuşçu neşeyle gelip kafesini büyük bir sevinçle doldurdu. Küçük kuşlar bu tatlı tuzaktan büyük bir ders aldılar. Kolay görünen tatlı kazançlar büyük tehlikeler saklayabilir. Son pişmanlık fayda etmez.
Son pişmanlık fayda etmez.