Tüm hikayeler

Kurt ve Likofron

Seviye B1 · 205 kelime

Kurt ve Likofron

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında Likofron adında genç bir çoban yaşardı. Likofron, yeşil çayırlarda koyunlarını otlatır ve onları gözü gibi korurdu. Ormanın derinliklerinde ise kurnaz ve her zaman aç gezen bir kurt ikamet ederdi. Bu kurt, çobanın sürüsünden lezzetli bir kuzu kapmak için fırsat kollardı. Çoban Likofron ise kurda hiç acımaz, onu gördüğü her yerde kulübesinden uzaklaştırırdı.

Güneşli bir öğle vakti, aç kurt yine çayırın etrafında gizlice dolaşmaya başladı. Ağaçların arkasına saklanarak çobanın ne yaptığını merakla izlemeye koyuldu. O sırada Likofron, ahşap kulübesinin önünde büyük bir ateş yakmıştı. Çoban ve arkadaşları, nar gibi kızarmış bir kuzuyu afiyetle yiyorlardı. Kurt, çobanın kendi sürüsünden bir kuzuyu yediğini görünce gözlerine inanamadı. Yavaşça çalıların arasından çıkarak çobanın kulübesine doğru birkaç adım yaklaştı.

"Hey Likofron, ben bir kuzu kapsaydım bütün köy arkamdan koşardı," diye seslendi. "Şimdi sen kendi kuzunu yiyorsun ama kimse sana kızmıyor," dedi kırgın bir sesle. Çoban Likofron, kurdun sesini duyunca elindeki eti bırakıp şaşkınlıkla ona baktı. Kurt, haksızlığa uğramış bir edayla başını sallayarak ormanın derinliklerine doğru yürüdü. Çoban, kurdun haklı sözleri karşısında ne diyeceğini bilemeyip sessizliğe gömüldü. O günden sonra Likofron, başkalarını suçlamadan önce kendi davranışlarını düşünmeye başladı.

İnsanlar bazen kendilerine hak gördükleri şeyleri başkalarına yasaklamaktan çekinmezler. Ele verir talkını, kendi yutar salkımı.

Ele verir talkını, kendi yutar salkımı.