Kuğu ve Sahibi
Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında sevimli bir çiftlik vardı. Bu çiftliğin zengin sahibi, bahçesinde iki özel kuş besliyordu. Kuşlardan biri tatlı eti için yetiştirilen tombul bir kazdı. Diğeri ise bembeyaz tüyleri ve güzel sesiyle bilinen zarif bir kuğuydu. Adam, kuğunun güzel şarkılarını dinlemeyi çok ama çok seviyordu.
Karanlık bir akşam adamın karnı çok acıktı ve lezzetli bir yemek istedi. Akşam yemeği için tombul kazı pişirmeye karar verdi. Zifiri karanlık kümese girdi ve elini yavaşça kuşlara doğru uzattı. Ancak yanlışlıkla kaz yerine nazik kuğuyu yakaladı.
Kuğu büyük bir korkuyla ölüm şarkısını söylemeye başladı. Geceyi aydınlatan bu ses, kristal gibi berrak ve büyüleyiciydi. Adam bu muhteşem sesi duyunca aniden durdu ve şaşırdı. Elindeki kuşun kaz değil, sevimli kuğu olduğunu hemen anladı.
Onu hemen yere bıraktı ve tüyünü bile incitmediği için şükretti. Kuğu özgürce gölete doğru süzüldü ve neşeyle ötmeye devam etti. O günden sonra adam, kuğusunun sesini daha çok sevmeye başladı.
Kendi yeteneğini ve değerini doğru zamanda gösteren canlılar her zaman korunur. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkar.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkar.