Kral ve Şair
Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarındaki görkemli Atina şehrinde bilge bir şair yaşarmış. Menander adındaki bu zarif insan, yazdığı büyüleyici tiyatro oyunları ve ince zekasıyla halkın gönlünde taht kurmuştu. Bir gün, komşu diyarların fatihi olan güçlü Kral Demetrius, ordusuyla birlikte bu tarihi şehre giriş yapmıştı. Sert mizaçlı kral, herkesin kendisine boyun eğmesini ve heyecanla karşısına çıkmasını bekliyordu. Şehrin meydanında büyük bir kalabalık toplanmış, endişeli gözlerle kralın majestelerini selamlamaya başlamıştı. Kalabalığın arasından süzülen Menander ise, ipek giysileri ve etrafa yayılan lavanta kokusuyla ağır ağır ilerliyordu. Şairin son derece rahat ve şık tavırları, tahtında oturan gururlu kralın dikkatini hemen çekmişti.
Kral Demetrius, bu narin görünüşlü adamı süzerek yanındaki muhafızlara öfkeyle bağırdı. "Huzuruma kadar gelip kendinden bu kadar emin duran bu kibirli adam da kimdir?" Muhafızlar titreyen sesleriyle, onun şehrin en büyük ve en sevilen şairi olduğunu söylediler. Menander, kralın çatık kaşlarına aldırış etmeden sakince gülümsedi ve tahtın önünde saygıyla eğildi. Tatlı bir ses tonuyla, "Yüce kralım, şehrimize barış ve düzen getirdiğiniz için size teşekkür ederim," dedi. Şairin ağzından dökülen kelimeler o kadar akıcı ve anlamlıydı ki, meydandaki herkes derin bir sessizliğe büründü. Şiirsel anlatımı, kralın kalbindeki sert öfke rüzgarlarını bir anda dindirivermişti.
Demetrius, şairin parlak zekasını ve etkileyici konuşmasını dinledikçe ona karşı büyük bir hayranlık duymaya başladı. Dış görünüşün ve süslü kıyafetlerin arkasında gerçek bir yetenek ile derin bir bilgelik yattığını fark etti. Sert sert bakan gözleri yumuşayan kral, tahtından kalkarak şairin elini dostça sıktı. O günden sonra kral, kentin yönetimi ve sanatı konusunda her zaman bilge şairin fikirlerine danıştı. Böylece güç ile sanatın dostluğu, kentin sokaklarına uzun yıllar huzur ve mutluluk getirdi. İnsanların gerçek değerini kıyafetleri değil, akılları ve sergiledikleri güzel davranışlar belirler. İnsan kıyafetiyle karşılanır, ilmiyle ağırlanır.
İnsan kıyafetiyle karşılanır, ilmiyle ağırlanır.