Tüm hikayeler

Kral ve Kardeşi

Seviye C1 · 257 kelime

Kral ve Kardeşi

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı görkemli bir krallıkta mağrur bir hükümdar ile onun mütevazı kardeşi yaşarmış. Kral altından sarayında sefa sürerken, kardeşi ise halkın arasında mütevazı bir ömür sürmeyi seçmişti. Biri dünyevi zenginliklerle gözleri kamaşmış halde yaşar, diğeri ise bilgeliğin ve adaletin peşinden koşardı. Sarayın yüksek surları ardında yankılanan kahkahalar, halkın dertlerine gözlerini kapayan gururlu kralın neşesini yansıtırdı. Küçük kardeş ise kentin karanlık sokaklarında garibanların yarasını sarar, onların dualarını toplardı. Günlerden bir gün kral, büyük bir şölen düzenleyerek kardeşini de bu ihtişamlı sofraya davet etti.

Masalar nadide meyvelerle ve lezzetli yemeklerle donatılmış, çalgıcılar en neşeli ezgileri çalmaya başlamıştı. Ancak mütevazı kardeş, bu görkemli ortamın ortasında derin bir kederle suskun kalmayı tercih etti. Kardeşinin kaşlarını çattığını gören kral hiddetlenip çalgıcıları susturdu ve hışımla ayağa kalktı. "Bunca zenginlik ve ihtişam içindeyken neden yüzün gülmez, niçin neşemize ortak olmazsın?" diye bağırdı. Kardeşi sakince yerinden kalktı ve sarayın tavanında asılı duran incecik ipi krala gösterdi. İpin ucunda, tam tahtın üzerinde sallanan keskin ve ağır bir kılıç duruyordu.

"Ey yüce kralım, başının üzerindeki bu tehlikeyi görmeden nasıl rahatça eğlenebilirsin?" diye sordu. Kral yukarıya baktığında dehşetle irkildi ve ipin her an kopabileceğini fark etti. Bilge kardeş, mülkün ve krallığın da tıpkı o pamuk ipliğine bağlı kılıç gibi geçici olduğunu hatırlattı. "Adaletle yönetilmeyen bir krallık, her an yıkılmaya mahkûm bir saray gibidir," dedi tane tane. Mahcubiyetle başını öne eğen kral, kibirle körleşen gözlerinin nihayet açıldığını hissetti. O günden sonra tacın getirdiği sorumluluğu kavrayarak halkına adalet ve merhametle hükmetmeye başladı. Gerçek büyüklük, ihtişamlı tahtlarda değil, adaletle çarpan alçakgönüllü yüreklerde gizlidir. Meyve veren ağaç başını her zaman aşağı eğer.

Meyve veren ağaç başını her zaman aşağı eğer.