Tüm hikayeler

Kral ve Hizmetkar

Seviye B2 · 258 kelime

Kral ve Hizmetkar

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında görkemli bir saray varmış. Bu sarayda kendisini dünyadaki her şeyden üstün gören gururlu bir kral yaşarmış. Kralın yanında ise yıllardır ona sadakatle hizmet eden alçakgönüllü ve bilge bir hizmetkar bulunurdu. Güneşli bir bahar sabahı, kral altın işlemeli peleriniyle sarayın geniş bahçesinde gururla yürüyüşe çıkmıştı. Yaşlı hizmetkar da elinde gümüş tepsiyle sessizce kralın adımlarını takip ediyordu. Kral başını göğe doğru kaldırarak hizmetkarına kibirli bir edayla seslendi. "Bak bu topraklara, kuşlar bile benim iznim olmadan kanat çırpamaz!" dedi.

Hizmetkar derin bir nefes alıp başını saygıyla eğerek sessiz kalmayı tercih etti. Ancak tam o sırada ansızın sert ve coşkulu bir rüzgar estirmeye başladı. Rüzgar kralın süslü pelerinini savurdu ve altın tacını başından uçurup çamurlu bir birikintiye düşürdü. Üstelik uçuşan toz zerreleri kralın gözlerine kaçarak onu ansızın kör gibi çaresiz bıraktı. Öfkeyle bağıran kral, "Rüzgar nasıl olur da koskoca krala saygısızlık eder?" diye haykırdı. Yaşlı hizmetkar sakince öne atıldı ve yerdeki çamurlu tacı itinayla eline aldı. Hizmetkar mendiliyle tacı silerken kralın yüzüne bakıp hafifçe gülümsedi.

Hizmetkar yumuşak bir sesle, "Hünkarım, rüzgar kral ile hizmetkarı ayırt etmez," dedi. "Doğa karşında hepimiz sadece birer ölümlüyüz ve topraktan gelen yine toprağa döner," diye ekledi. Kral duyduğu bu samimi sözler karşısında bir an durakladı ve derin düşüncelere daldı. Gözlerindeki tozu silerken kibirinin onu ne kadar kör ettiğini açıkça kavradı. Temizlenen tacını hizmetkarın elinden alırken ilk kez ona içtenlikle teşekkür etti. O günden sonra halkına ve çalışanlarına karşı daha mütevazı ve adil bir hükümdar oldu. Gerçek büyüklük makamda değil, insanın alçakgönüllü yüreğinde saklıdır. Ağaç ne kadar uzasa göğe ermez.

Ağaç ne kadar uzasa göğe ermez.