Tüm hikayeler

Kral ve Cin

Seviye C1 · 236 kelime

Kral ve Cin

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında görkemli fakat kasvetli bir saray varmış. Bu sarayda, kibirli tavırlarıyla tanınan ve kötülüğe meyl eden hırslı bir kral yaşarmış. Diyar diyar korku salmak isteyen bu hırslı kral, karanlık ilimlere başvurarak güçlü bir cini huzuruna çağırmış. Amacı, uzak Doğu topraklarındaki bilge insanları korkutmak ve o ülkeyi ele geçirmekmiş. Cin, kralın emriyle simsiyah kanatlarını açarak gecenin karanlığında süzülüp yola koyulmuş. Cin, fırtına gibi esip dağları aştıktan sonra ulu bir çınarın altında konaklayan ihtiyar bir dervişe rastlamış.

Yaşlı derviş, etrafındaki tehlikelerden tamamen habersiz bir şekilde kalbinden süzülen samimi bir duaya dalmış durumdaymış. Cin tam dervişin üzerine çullanıp onu ürkütmek istemiş ama bir adım bile ilerleyememiş. Görünmez bir ışık kalkanı, karanlık mahlukun bedenini adeta yerine çivilemiş. Günler geceyi, geceler gündüzü kovalamış fakat cin o kutsal halkanın dışına çıkamamış. Derviş huzurla ibadetini tamamlayıp ayağa kalktığında, cini fark ederek tebessümle bakmış. "Kalbinde samimiyet taşımayan hiçbir güç, iyiliğin kalesini yıkamaz," diye fısıldamış bilge.

Üzerindeki görünmez zincirler çözülen cin, korkuyla gerileyip çaresizce saraya geri dönmüş. Kibirli kral, emrini yerine getiremeyen cini görünce öfkeyle köpürmüş. "Sana verdiğim vazifeyi neden başaramadın, hangi ordu önünü kesti?" diye gürlemiş. Cin başını öne eğerek, "Beni ne kılıçlar durdurdu ne de kalabalık ordular," demiş. "Tek bir insanın samimi duası ile yüreğindeki sarsılmaz inanç, benim bütün karanlık gücümü etkisiz kıldı." Gerçeği anlayan kibirli kral, mağlubiyetin acısıyla tahtında donakalmış. Temiz bir vicdanla yapılan her samimi amel, kötülüğün en büyük tuzaklarını dahi boşa çıkarır. Rüzgâr eken fırtına biçer.

Rüzgâr eken fırtına biçer.