Tüm hikayeler

Koynunda Yılan Beslemek

Seviye C1 · 250 kelime

Koynunda Yılan Beslemek

Evvel zaman içinde, karlı dağların ardındaki kuytu bir orman kıyısında sevecen bir oduncu yaşardı. Bu iyi yürekli adam, doğadaki her canlıya derin bir merhamet duyar, muhtaç olanların yardımına koşardı. Bembeyaz karın toprağı örttüğü dondurucu bir kış gününde, oduncu baltasını sırtlayıp ormanın derinliklerine doğru yola çıktı. Ağaçların buz tutmuş dalları arasında ilerlerken, çalıların dibinde hareketsiz yatan kıvrım kıvrım bir karaltı fark etti. Yaklaştığında bunun soğuktan donmak üzere olan, nefesi neredeyse tükenmiş büyük bir yılan olduğunu anladı. Zavallı yaratığın haline acıyan oduncu, tehlikeyi bir an bile düşünmeden onu yerden nazikçe kaldırdı.

"Seni bu dondurucu ayazda tek başına ölüme terk edemem," diyerek yılanı kalın kürkünün altına, koynuna yerleştirdi. Adamın vücut sıcaklığıyla yavaş yavaş kendine gelen yılan, uyuşmuş kaslarını kıpırdatmaya başladı. Oduncu, göğsündeki tatlı kıpırtıyı hissedince gülümsedi ve bir canı kurtarmanın huzuruyla evinin yolunu tuttu. Ancak ısındıkça eski gücüne kavuşan kurnaz yılan, zehirli dişlerini sinsi bir niyetle hazırladı. Oduncu tam kulübesinin kapısını açacakken, göğsünde aniden keskin ve yakıcı bir acı hissetti. Yılan, kendisini hayata döndüren bu şefkatli adama hırsla zehrini akıtmıştı.

Şaşkınlık ve acı içinde sarsılan oduncu, yılanı hırkasının altından çıkarıp karın üzerine fırlattı. "Seni ölümün soğuk ellerinden ben kurtardım, bana nasıl böyle bir kötülük yaparsın?" diye feryat etti adam. Yılan sinsi bir ıslıkla, "Benim doğamda zehirlemek var, sen nankörlüğümü bile bile beni koynuna aldın," dedi. Oduncu, zehrin damarlarında hızla yayıldığını hissederken kendi saf iyiliğinin kurbanı olduğunu anladı. Son nefesini vermeden önce, fenalığı huy edinmiş olanlara gösterilen merhametin sonunun felaket olduğunu acıyla kavradı. Kötü niyetli kişilere merhamet etmek, insanın kendi elleriyle kendi sonunu hazırlaması demektir. Besle kargayı, oysun gözünü.

Besle kargayı, oysun gözünü.