Tüm hikayeler

Korkak Asker ve Kargalar

Seviye A2 · 181 kelime

Korkak Asker ve Kargalar

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında korkak bir asker yaşardı. Bu asker parlak bir zırh giyer ve elinde kocaman bir kalkan taşırdı. Ancak kalbi en küçük bir rüzgâr sesinde bile heyecanla çarpar, çok korkardı. Bir gün komutanı onu yeşil vadinin ötesindeki yüksek tepeye nöbet tutmaya gönderdi. Güneş ışıl ışıl parıldıyordu ama askerin dizleri titriyordu. Asker yüksek ağaçların arasından geçerken aniden garip sesler duydu.

Sık yaprakların arkasında simsiyah ve büyük gölgeler hareket ediyordu. Ağacın dallarından yükselen sesler sanki bir düşman çığlığı gibiydi. Korkak asker kalkanının arkasına saklandı ve titrek bir sesle bağırdı. Kargalar onun bu hâlini görünce daha yüksek sesle ötüşmeye başladılar. Asker, büyük bir ordunun kendisine saldırdığını düşündü. Korkudan elindeki kılıcı düşürdü ve çalıların arasına saklandı.

Uzun süre gözlerini sıkıca kapattı ve hiç kıpırdamadan bekledi. Aradan zaman geçti ama etrafta hiçbir tehlike belirmedi. Asker yavaşça gözlerini açtı ve cesaretini toplayarak yukarı baktı. Yüksek dalda sadece iki siyah karga neşeyle meyve yiyordu. Korktuğu büyük ordunun aslında zararsız kuşlar olduğunu anladı. Kılıcını yerden kaldırdı ve kendi korkusuna gülümsedi. Yersiz korkular, insanın gözünde küçük şeyleri büyük bir canavara dönüştürür. Korkunun ecele faydası yoktur.

Korkunun ecele faydası yoktur.