Tüm hikayeler

Koçlar ve Kasap

Seviye C1 · 275 kelime

Koçlar ve Kasap

Evvel zaman içinde, serin suların nazlıca aktığı geniş bir vadide, heybetli boynuzlarıyla gururlanan bir sürü koç yaşardı. Bu alımlı hayvanlar, her sabah çiğ düşmüş taze otları yer, gürbüz bedenleriyle kırlarda neşeyle koştururlardı. Fakat aralarındaki tek eksiklik, bir tehlike anında birbirlerine uzatacakları o güçlü birlik duygusuydu. Çiftliğin yanındaki dar patikadan beliren keskin kokular ve gürültüler, yaklaşan karanlık günlerin habercisi gibiydi. Günlerden bir gün, elinde parıldayan bıçağıyla acımasız bir kasap, ağılın ahşap kapısında beliriverdi. Kasabın belindeki biley taşı ve niyetini belli eden soğuk bakışları, sürüdeki yaşlı koçun dikkatinden kaçmadı. Yaşlı koç, yaklaşan felaketi sezip derin bir kaygıyla arkadaşlarına doğru heyecanla seslendi.

"Dostlarım, bu adam hepimizin sonunu getirmek için geliyor, o yüzden derhal kenetlenip ona karşı koymalıyız!" dedi. Ancak genç ve umursamaz koçlar, yaşlı dostlarının bu haklı uyarısına kulak asmak istemediler. Sürüden biri öne çıkarak, "Neden boş yere huzurumuzu kaçırıyorsun ki?" diye sitemle karşılık verdi. "Adam bugün sadece birimizi götürecek, diğerlerimiz ise yeşil çayırlarda otlamaya devam edecek," diye ekledi. Bencillik ve kör bir vurdumduymazlık, koçların zihnini bir sis gibi çabucak kaplayıverdi. Her biri, sıranın asla kendisine gelmeyeceğine inanarak sessizce köşesine çekilmeyi tercih etti. Kasap ise hiçbir dirençle karşılaşmadan, gözüne kestirdiği ilk koçu sürüden ayırıp götürdü.

Ertesi gün kasap yeniden ağıla döndü ve bir başka güçlü koçu daha yavaşça dışarı çıkardı. Geride kalanlar, tehlikenin kendilerine dokunmadığını sanarak bu hazin gidişi sadece uzaktan seyrettiler. Günler bir bir akıp geçerken, sürüdeki koçların sayısı hızla azaldı ve ağıl büsbütün ıssızlaştı. En sonunda ağılda tek başına kalan vurdumduymaz koç, sıranın kendisine geldiğini anladığında artık çok geçti. Birlikte hareket etmenin değerini kavradığı o an, etrafında yardım isteyecek tek bir dostu bile kalmamıştı. Birlikte karşı konulmayan ortak bir tehdit, zamanla herkesi tek tek yok etmeye mahkûmdur. Nerede birlik, orada dirlik.

Nerede birlik, orada dirlik.