Tüm hikayeler

Kırlangıç ve Serçeler

Seviye C1 · 240 kelime

Kırlangıç ve Serçeler

Evvel zaman içinde, altın sarısı başakların dalgalandığı geniş bir ovanın kıyısında bilge bir kırlangıç yaşardı. Bu kırlangıç, mevsimlerin dilini çözmüş, gökyüzünün tüm sırlarını öğrenmiş narin ve akıllı bir kuştu. Ovanın çalılıklarında ise her gün vurdumduymazca cıvıldayan, yarını düşünmeyen neşeli serçeler otururdu. Bahar müjdesiyle birlikte tarlaya gelen çiftçi, toprağa incecik kenevir tohumları saçmaya başladı. Tohumların ne anlama geldiğini hemen kavrayan bilge kırlangıç, derin bir endişeyle serçelerin yanına uçtu. Kırlangıç, panik içinde uçuşan serçelere yaklaşarak topraktaki tehlikeyi büyük bir ciddiyetle anlatmaya başladı.

"Bu ekilen kenevirler büyüyecek, saplarından kuş tutan ağlar ve ipler yapılacaktır," dedi. "Toprağı derhal eşeleyip bu tohumları yemeli, felaketin önüne henüz vakit varken geçmelisiniz!" Fakat serçeler kırlangıcın bu haklı uyarısını hiç umursamadı, hatta onunla alay ettiler. Minik serçelerden biri kibirle, "Sen her zaman felaket tellallığı yaparsın dostum," diye cıvıldadı. Bir diğeri ise "Güneş böyle güzel açarken tohum toplamakla vakit mi kaybedelim?" diyerek kahkaha attı. Günler günleri kovaladı; yağmurlar yağdı, güneş açtı ve yeşil kenevirler boy vermeye başladı.

Kırlangıç son bir çabayla serçeleri kenevir filizlerini koparmaları için tekrar uyardı. Ancak serçeler taze eğlencelerine dalıp kırlangıcın samimi ikazına yine kulak tıkadılar. Zamanla uzayan kenevirlerden sağlam ağlar ören çiftçi, çalıların arasına gizlice tuzaklar kurdu. Neşeyle uçuşan serçeler, görünmez tuzaklara birer birer yakalanıp insanlara yem oldular. Tehlikeyi öngören kırlangıç ise ormandan uzaklaşıp insanların saçaklarına sığınarak canını kurtardı. Tedbirsizliğin bedelini ağır ödeyen serçeler, uyarılara zamanında kulak vermemenin pişmanlığıyla çırpındılar. Tehdidi erkenden sezip tedbir almayanlar, kaçınılmaz son geldiğinde pişmanlığa mahkûm olurlar. Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah'a ısmarla.

Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah'a ısmarla.