Tüm hikayeler

Kiralık Ağıtçılar

Seviye A2 · 177 kelime

Kiralık Ağıtçılar

Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil vadilerin ötesinde büyük ve zengin bir konak varmış. Bu güzel konakta yaşlı ve varlıklı bir adam yaşarmış. Günlerden bir gün bu yaşlı adam aniden hasta olmuş ve ölmüş. Adamın tatlı ve merhametli kızları derin bir üzüntüye kapılmışlar. Kızlar sessizce gözyaşı döküyor, içten içe büyük acı çekiyorlarmış. Ancak geleneklere göre cenazede yüksek sesle ağlamak gerekiyormuş.

Akrabalar para ödeyerek köyden yabancı ağıtçılar kiralamışlar. Bu kiralık kadınlar konağa gelip yüksek sesle bağırmaya başlamışlar. Kadınlar saçlarını yoluyor, göğüslerine vurarak sahte gözyaşları döküyorlarmış. Kızlardan biri bu duruma çok şaşırmış ve merakla bakmış. Küçük kız yaşlı ağıtçı kadının yanına yavaşça yaklaşmış. "Biz babamızı kaybettik ama sizin kadar gürültülü ağlayamıyoruz," demiş.

"Siz onu hiç tanımıyordunuz, nasıl bu kadar çok üzülebiliyorsunuz?" diye sormuş. Yaşlı ağıtçı kadın gözyaşlarını silip kıza hafifçe gülümsemiş. Kadın kızın kulağına doğru sessizce fısıldamış. "Sevgili kızım, siz yüreğinizden gelen gerçek acı için ağlıyorsunuz," demiş. "Biz ise aldığımız altın paralar için böyle çok bağırıyoruz," diye eklemiş. Küçük kız altından yapılan gösterişin gerçek sevgiden farklı olduğunu anlamış. Parayla satın alınan gösteriş, kalpten gelen duyguların yerini asla tutamaz. Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.

Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.