Tüm hikayeler

Kel Adam ve Sinek

Seviye B2 · 231 kelime

Kel Adam ve Sinek

Evvel zaman içinde, mis kokulu ıhlamur ağaçlarının gölgesinde şirin bir kasaba varmış. Bu kasabada başı pürüzsüz ve parıl parıl parlayan yaşlı bir adam yaşarmış. Güneşin ışıl ışıl parıldadığı sıcak bir yaz gününde, adam bahçesindeki ahşap sandalyeye oturmuş. Serin rüzgârın tatlı esintisiyle gözlerini kapatıp dinlendirici bir uykuya dalmak üzereymiş. Ancak o sırada minik ve oldukça arsız bir sinek çevresinde dönmeye başlamış. Vızıl vızıl uçan bu ısrarcı sinek, adamın pürüzsüz tepesine konup onu rahatsız etmiş.

Yaşlı adam hafifçe kıpırdanarak elini sallamış ve sineği başından uzaklaştırmak istemiş. Ancak yaramaz sinek hiç oralı olmadan adamın parlak başını yeniden mesken tutmuş. Üstelik bununla da kalmayıp adamın canını acıtacak şekilde kel kafasını ısırmış. Derin uykusundan öfkeyle uyanan adam, "Seni gidi küstah yaratık, seni şimdi yakalayacağım!" diye bağırmış. Yüzünü ekşiterek elini havaya kaldırmış ve sineği avucunun içinde ezmeye karar vermiş. Sinek ise adamın kızgın halini görünce neşeyle etrafında bir tur daha atmış.

Adamın sabrı tükenmiş, gözleri hırsla dolmuş ve intikam alma arzusuyla dolup taşmış. Bütün gücünü toplayarak sineğin tam da konduğu noktaya hızlı bir tokat savurmuş. Fakat kurnaz sinek, tokadın ineceği anı fark edip şimşek hızıyla havaya havalanmış. Adamın şiddetli tokadı, kendi kel kafasında çınlayan korkunç bir sesle patlamış. Başı acıyla kızaran ve gözlerinden yaşlar gelen adam, neye uğradığını şaşırmış. Neşeyle vızıldayarak uzaklaşan sineğin arkasından bakan adam, kestiği cezanın sadece kendine zarar verdiğini anlamış. Küçük bir öfke yüzünden kontrolünü kaybeden insan, en büyük zararı yine kendisine verir. Öfke ile kalkan, zararla oturur.

Öfke ile kalkan, zararla oturur.