Tüm hikayeler

Keçi ve Çoban

Seviye A2 · 176 kelime

Keçi ve Çoban

Evvel zaman içinde, yüksek dağların eteklerinde sürüsünü otlatan iyi yürekli bir çoban varmış. Güneş batarken çoban koyunlarını ve keçilerini toplayıp ağıla götürmeye başlamış. Ancak yaramaz ve inatçı bir keçi taze ot yemek için otlakta kalmış. Çoban keçiyi çağırmak için ıslık çalmış ve yüksek sesle bağırmış. İnatçı keçi çobanın sesini duymasına rağmen yerinden hiç kıpırdamamış.

Çoban havanın karardığını görünce sabırsızlanıp yerden küçük bir taş almış. Çoban taşı keçiye doğru fırlatmış ve taş keçinin bir boynuzunu kırmış. Korkan ve pişman olan çoban keçinin yanına koşarak ona yalvarmaya başlamış. "Lütfen bu olayı sahibimize söyleme, yoksa beni işimden kovar," demiş çoban. Kırık boynuzlu keçi acı içinde başını sallayıp çobana cevap vermiş.

"Ben sussam bile bu kırık boynuzum gerçeği herkese anlatır," demiş keçi. "Gizlenemeyecek kadar açık olan hataları saklamaya çalışmak imkansızdır," diye eklemiş. Ortada duran kanıtlar varken yalan söylemek ve hatayı gizlemek insana fayda sağlamaz. İnsan bir hata yaptığında dürüst olmalı ve hatasını kabul etmelidir. Güneş balçıkla sıvanmaz.

Mızrak çuvala sığmaz. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Dürüstlük en iyi politikadır.

Dürüstlük en iyi politikadır.