Tüm hikayeler

Kaz ve Karga

Seviye C1 · 262 kelime

Kaz ve Karga

Evvel zaman içinde, serin suların nazlı nazlı aktığı berrak bir gölün kıyısında bembeyaz bir kaz yaşardı. Bu zarafet timsali kaz, her sabah gümüş renkli dalgaların üzerinde süzülür ve neşeyle şarkılar söylerdi. Ormanın yaşlı çınar ağacında ikamet eden simsiyah bir karga ise onu gizlice izler, içten içe kıskanırdı. Karga, kazın o eşsiz tüylerine ve göldeki itibarına hayranlıkla bakarken kendi görünüşünden derin bir utanç duyuyordu. Sonunda mağrur karga, kaz gibi asil görünebilmek için tehlikeli ve mantıksız bir plan yapmaya karar verdi. Bir sabah karga, gölün kenarına süzülerek süzülen kazın yanına kasıntı bir edayla yaklaştı.

"Ey beyaz dostum, tüylerinin böyle parıldamasının sırrı bu buz gibi suda sık sık yıkanman mıdır?" diye sordu. Kaz, dostane bir edayla başını sallayarak, "Benim yuvam burasıdır, lakin su tüylerin rengini asla değiştirmez," cevabını verdi. Ancak hırslı karga bu gerçeğe inanmayıp kendi tüylerinin de yıkanarak beyazlayacağına yürekten ikna olmuştu. Karga derhal eski çöplüğünü ve ormandaki yuvasını terk edip gölün kıyısına tamamen yerleşti. Gün boyunca kendisini soğuk sulara atıyor, çırpınıyor ve sabunla yıkanır gibi tüylerini ovuyordu. Fakat ne kadar çabalarsa çabalasın, kapkara tüyleri en ufak bir renk değişimi göstermiyordu.

Üstelik alışık olmadığı bu ıslak ortamda yiyecek bulamıyor, açlıktan ve soğuktan günden güne zayıflıyordu. Birkaç hafta sonra bitap düşen karga, artık kanatlarını bile çırpamaz hale gelmişti. Sevgi dolu kaz, titreyen karganın yardımına koşup onu sudan çıkardı ve gaga ucuyla ısıtmaya çalıştı. Karga, boş bir hayal uğruna özünü feda etmenin ne kadar büyük bir cehalet olduğunu nihayet anladı. Kendi doğasına ve habitatına geri dönen karga, bir daha asla başkası olmaya özenmedi. Doğasına aykırı sevdalara kapılanlar, elindekini de kaybedip hüsrana uğramaya mahkûmdur. Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü unutmuş.

Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü unutmuş.