Tüm hikayeler

Kartal ve Karga Hekim

Seviye C1 · 270 kelime

Kartal ve Karga Hekim

Evvel zaman içinde, serin suların gürül gürül aktığı eski bir orman kenarında, göklerin hakimi ulu bir kartal yaşardı. Yaşlı kartal, yılların yorgunluğu ve ansızın başlayan ağır bir hastalık yüzünden artık kanat çırpamayacak hale gelmişti. Onun bu çaresiz halini gören dağ sakinleri, büyük bir endişe içinde çareler aramaya başladılar. Ormanın derinliklerinde yankılanan rüzgarın sesi, heybetli hükümdarın hüznünü uzak diyarlara kadar taşıyordu. Tam bu sırada gururlu ve kurnaz bir karga, fırsattan istifade ederek ortaya çıktı. Kendisini eşsiz bir hekim olarak tanıtan karga, göklerin efendisini iyileştirebileceğini iddia ediyordu.

Siyah tüyleri dökülmüş, kanatları hırpalanmış ve bacağı topallayan bu kuş, etrafındakilere büyük vaatler savurmaya başladı. “Ben gizemli otların sırrına erdim, en amansız dertleri bile bir çırpıda iyileştiririm,” diyerek böbürlendi. Kararsız kalan diğer hayvanlar, bu iddialı sözler karşısında bir an olsun umutlanarak geriye çekildiler. Kurnaz karga, kasıla kasıla ulu kartalın yuvasına doğru süzüldü ve ona hekimlik teklif etti. “Ey yüce kartal, bana izin ver ki şifalı reçetelerimle seni eski gücüne kavuşturayım,” dedi. Yatağında halsiz yatan kartal, keskin gözleriyle karşısındaki bu perişan hekimi uzun uzun süzdü.

Karganın dökülen tüylerini, titreyen sesini ve kendi acınası halini dikkatle inceledi. Ulu kartal, derin bir iç çekerek kargaya acı dolu fakat ders verici bir tebessümle baktı. “Madem elinde her derde deva mucizeler var, neden önce kendi topal bacağını ve dökülen tüylerini iyileştirmedin?” diye sordu. Bu keskin soru karşısında ne diyeceğini bilemeyen kurnaz karga, bir anda neye uğradığını şaşırdı. Yalanı ortaya çıkan sahte hekim, utancından başını öne eğerek alelacele oradan uzaklaştı. Kartal ise gerçek şifanın sahte vaatlerde değil, doğanın ve zamanın akışında olduğunu bir kez daha anladı. Kendi derdine derman olamayan kişilerin başkalarına şifa sunamayacağını asla unutmamak gerekir. Kendi muhtacı himmet bir dede, nerede kaldı başkasına himmet ede.

Kendi muhtacı himmet bir dede, nerede kaldı başkasına himmet ede.