Tüm hikayeler

Karınca ve Sinek

Seviye B2 · 274 kelime

Karınca ve Sinek

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı kocamış bir çınar ağacının gölgesinde tatlı bir telaş yaşanırdı. Yaz güneşinin yakıcı sıcaklığında küçük karınca, kış kilerlerini doldurmak için durmaksızın buğday taneleri taşıyordu. O sırada renkli kanatlarıyla havada süzülen kibirli bir sinek, karıncanın bu çabasını alaycı gözlerle izliyordu. Sinek, saray sofralarında gezinmekten ve ziyafet artıklarıyla beslenmekten gurur duyan, emeksiz yaşamayı seven bir mahluktu. Toprağın kokusuyla harmanlanan bu sıcak yaz gününde iki böceğin yolu bir buğday tarlasının kıyısında kesişti. Sinek, yaprağın üzerine kurulup parlak kanatlarını kuruturken karıncaya bakarak neşeyle vızıldamaya başladı.

"Zavallı karınca, bu sıcakta ne diye kendini heder edip durmadan ağır yükler taşıyorsun?" dedi. "Ben ise kralların saraylarında gezer, en yüce kurbanların etlerinden ilk payı zahmetsizce alırım," diye böbürlendi. Karınca, sırtındaki ağır tohumu yere itina ile bırakıp terini sildi ve gözlerini sineğe çevirdi. "Sen başkalarının sofrasındaki artıklarla övünüyorsun ama o ziyafetler bittiğinde ne yapacaksın?" diye sordu. Sinek bu söze gülerek, "Günü yaşamak varken yarını düşünmek ancak senin gibi küçük yaratıkların işidir," cevabını verdi. Karınca kibirli sineğe acıyan gözlerle baktı ve yükünü tekrar omuzlayarak yoluna sabırla devam etti.

Bütün yaz boyunca sinek eğlendi, karınca ise kışlık erzakını güvenli yuvasına depolamayı sürdürdü. Derken sonbaharın rüzgarları dindi ve dondurucu kış soğukları tüm ormanın üzerine kara bir örtü gibi çöktü. Çiçekler soldu, sarayların pencereleri kapandı ve kibirli sinek yiyecek tek bir kırıntı dahi bulamaz oldu. Soğuktan titreyen sinek, çaresizce karıncanın sıcak ve erzak dolu yuvasının kapısına kadar süründü. Ancak karınca, kapının arkasından sineğe bakarak vaktiyle emek vermeyenin kışın çile çekeceğini hatırlattı. Kendi çabasıyla topladığı buğdayların tadını çıkaran karınca, sıcacık yuvasında huzur içinde kışı geçirdi. Çalışmanın ve alın terinin kıymetini bilmeyenler, zor zamanlar geldiğinde çaresiz kalmaya mahkum olurlar. Ağustosta beyni kaynayanın, kışın tenceresi kaynar.

Ağustosta beyni kaynayanın, kışın tenceresi kaynar.