Kara Kurbağası ve Yeşil Kurbağa
Evvel zaman içinde, zümrüt yeşili kamışların fısıldaştığı berrak bir gölet kenarında iki dost yaşardı. Biri gökyüzünün rengini sırtında taşıyan sevimli Yeşil Kurbağa, diğeri ise toprağın sabrını simgeleyen ağırbaşlı Kara Kurbağasıydı. Yeşil Kurbağa nilüfer yapraklarının üzerinde kuğu gibi süzülür, zarif sıçrayışlarıyla çevresindekileri büyülerdi. Oysa Kara Kurbağası pürüzlü cildi ve hantal adımlarıyla daima gölgede kalır, dostunun bu yeteneğini gıpta ile izlerdi. Sıcak bir yaz öğleden sonrasında, durgun suyun yüzeyi adeta altın bir ayna gibi parıldıyordu. Yeşil Kurbağa neşeyle nehrin karşı kıyısına zıplarken dostuna takılmaktan kendini alamadı.
"Neden sürekli çamurların arasında saklanıyorsun, benim gibi özgürce süzülmek varken?" diye seslendi. Kara Kurbağası iç çekerek, "Benim bedenim ağır, senin gibi hafifçe havalanıp sulara dalamıyorum," dedi. Dostunun ısrarına dayanamayan Kara Kurbağası, nehrin en derin yerine kurulmuş yüksek kayanın tepesine tırmandı. Derin bir nefes alıp kendisini coşkun suların kucağına bıraktı ancak akıntı onu hızla yutmaya başladı. Hafif Yeşil Kurbağa güçlü dalgalara karşı koyamıyor, çaresizce kıyıda çırpınarak yardım çığlıkları atıyordu. O sırada karada yürümeye alışkın olan Kara Kurbağası, kalın derisi ve güçlü ayaklarıyla dipteki kayalara tutundu.
Büyük bir çabayla sürüklenen dostunu yakalayıp güvenli çamurlu kıyıya doğru çekmeyi başardı. Kıyıya çıktıklarında Yeşil Kurbağa korkudan titriyor, kurtarıcısına hayranlıkla bakıyordu. "Senin o beğenmediğin ağır bedenin ve güçlü tutunuşun olmasaydı şimdi ikimiz de yok olmuştuk," dedi fısıltıyla. Kara Kurbağası ilk kez kendi varlığının ve toprağa bağlı doğasının değerini derinden hissetti. Her canlının kendi güzelliği ve yeteneğiyle bu evrende benzersiz bir yeri olduğunu anlamıştı. O günden sonra iki dost, birbirlerinin farklılıklarına derin bir saygı duyarak huzurla yaşamaya devam ettiler. Herkes kendi doğasının sunduğu eşsiz meziyetlerle değerlidir. Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış.
Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış.