Kara Kedi
Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında küçük bir değirmen varmış. Bu değirmende Kadife adında, simsiyah tüylü ve yeşil gözlü akıllı bir kedi yaşarmış. Kadife, gündüzleri güneşte uyur, geceleri ise değirmeni meraklı farelerden korurmuş. Değirmenin yaşlı sahibi, bu sadık kediyi çok sever ve her akşam ona taze süt verirmiş. Ancak yakındaki büyük şatodan gelen kibirli bir fare beyi, değirmendeki buğdayları çalmak istemiş.
Fare beyi, yanındaki diğer fareleri toplayarak gece yarısı değirmene gizlice sızmaya karar vermiş. Kadife, karanlık köşede sessizce otururken farelerin fısıltılarını duymuş. Kibirli fare beyi, "Bu gece bütün buğday çuvallarını boşaltıp kendi sarayımıza taşıyacağız," diye fısıldamış. Kara kedi zekice bir plan yaparak hemen kendisini un çuvalının arkasına saklamış. Fareler buğdaylara yaklaştığında, Kadife birdenbire ortaya çıkıp derin bir sesle konuşmuş. "Eğer bu değirmenin rızkını çalarsanız, ormanın koruyucu ruhları sizi taşa çevirir," demiş.
Korkudan titreyen fare beyi, "Biz sadece birazcık yiyecek arıyorduk," diye kekelemiş. Kadife tatlı bir sesle, "Emek vermeden alınan şey hiç kimseye mutluluk getirmez," diye cevap vermiş. Akıllı kara kedi, farelere hırsızlık yapmak yerine dürüstçe kendi yiyeceklerini aramalarını öğütlemiş. Fare beyi yaptığı büyük hatayı anlayarak Kara Kedi'den ve değirmenciden özür dilemiş. O geceden sonra fareler bir daha değirmendeki buğdaylara asla dokunmamışlar.
Kadife ise zekası sayesinde değirmeni korumuş ve ormandaki tüm hayvanların sevgisini kazanmış. Değirmenci ve akıllı kedi, huzur dolu küçük evlerinde mutlu bir yaşam sürmüşler. Tatlı dil ve zeka, kaba kuvvetten her zaman çok daha üstündür. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.