Kadın ve Sarhoş Kocalığı
Bir varmış bir yokmuş, rüzgarın tatlı tatlı estiği eski bir kasabada akıllı bir kadın yaşarmış. Bu kadının kocası her gece çok fazla şarap içer ve sarhoş olurmuş. Adam sarhoş olunca gözleri kapanır, derin bir uykuya dalarmış. Kadın, kocasının bu kötü huyunu değiştirmek için güzel bir plan yapmış.
Bir gece adam yine sızınca, kadın onu karanlık bir mezara taşımış. Adam sabah uyanınca etrafındaki soğuk ve karanlık taşları görmüş. Kendisini öldü sanmış ve korkuyla beklemeye başlamış. Bir süre sonra kadın, siyah elbiseler giyerek kocasının yanına gelmiş. Kadın sesini değiştirip, "Ben ölülerin yemeğini getiren görevliyim," demiş.
Adam hemen yerinden doğrulmuş ve kadına dikkatle bakmış. "Bana yemek verme, sadece içecek bir şey ver," diye bağırmış. Kadın bu sözleri duyunca üzüntüyle başını sallamış. Kadın kocasının hiç değişmeyeceğini o an anlamış. Yüzündeki örtüyü açarak gerçek kimliğini kocasına göstermiş.
"Mezarda bile sadece içki düşünüyorsun," demiş. Adam hatasını anlamış ama bu kötü alışkanlığından vazgeçememiş. Zekice yapılan bu plan bile adamı iyileştirmeye yetmemiş. Kötü huylar insanlara çok derin bir şekilde yerleşir. Can çıkmadan huy çıkmaz.
Can çıkmadan huy çıkmaz.