Tüm hikayeler

İnsanın Gevezeliği

Seviye B1 · 211 kelime

İnsanın Gevezeliği

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında şirin bir köy vardı. Bu köyde her şeyi bildiğini sanan ve hiç durmadan konuşan bir yolcu yaşardı. Adam sabah güneş doğduğu andan geceye kadar durmaksızın gevezelik ederdi. Ormandaki sessiz ağaçlar ve neşeli kuşlar onun bitmeyen sesinden çok yorulurdu. Bir gün bu geveze adam, ormanın derinliklerindeki gizemli patikada yürümeye karar verdi.

Yolculuk sırasında karşılaştığı her çiçeğe ve taşa uzun uzun hikâyeler anlattı. Kocaman bir meşe ağacının dalında oturan bilge bir baykuş onu dikkatle izliyordu. Geveze adam baykuşu görünce hemen durdu ve yüksek sesle bağırmaya başladı. "Ey bilge kuş, ben dünyadaki her sırrı bilirim ve herkese anlatırım!" dedi. Bilge baykuş sakince gözlerini kırptı ve adama doğru hafifçe fısıldadı. "Eğer sürekli konuşursan, ormanın sana söyleyeceği tatlı şarkıları nasıl duyacaksın?" diye sordu.

Adam bu bilgece sözleri hiç dinlemedi ve durmadan konuşmaya devam etti. O kadar çok konuştu ki önündeki derin çamur çukurunu fark edemedi. Büyük bir gürültüyle çamurun içine düştü ve neye uğradığını şaşırdı. Ağzı çamurla dolduğu için sonunda sessiz kalmak zorunda kalmıştı. Bilge baykuş dalından uçup adamın yanındaki taşın üzerine kondu.

"Gördün mü, gereksiz konuşmak insana sadece zarar ve pişmanlık getirir," dedi. Geveze adam hatasını anladı, utanç içinde ayağa kalkıp sessizce köyüne döndü. Bazen en büyük bilgelik, konuşmak yerine çevremizdeki sesleri sessizce dinlemektir. Söz gümüşse sükût altındır.

Söz gümüşse sükût altındır.