İnsandan Dönüşen Kartal
Bir varmış bir yokmuş, derin vadilerin ötesindeki yüksek dağlarda cesur bir avcı yaşarmış. Bu adam, gökyüzündeki özgür kuşları izler ve onlar gibi süzülmeyi hayal edermiş. Ormanın bilge koruyucusu, adamın bu samimi arzusunu duyup ona bir şans vermeye karar vermiş. Koruyucu peri, adama insan bedenini bırakıp gururlu bir kartal olmayı teklif etmiş. Özgürlük aşkıyla yanıp tutuşan adam, bu büyülü teklifi hiç düşünmeden kabul etmiş.
Keskin bakışlı dev bir kartala dönüşen adam, neşeyle sonsuz gökyüzüne doğru kanat çırpmış. Zirvelerde tek başına uçarken, yüreğinde taşıdığı eski insani duyguları hiçbir zaman unutmamış. Soğuk bir kış gününde, dağ yolunda kaybolan küçük bir çocuğun ağlayışını duymuş. Kalbindeki merhamet ateşi yeniden parlamış ve hemen çocuğun yanına doğru süzülmüş. Çocuğa, "Korkma küçük dostum, seni bu fırtınadan kurtaracağım," diye fısıldamış. Çocuğun şapkasını nazikçe alarak köylülerin dikkatini çekmek için köye doğru uçmuş.
Köylüler şapkayı taşıyan yüce kartalı görünce büyük bir şaşkınlık yaşamışlar. Kartalın ısrarlı işaretlerini takip eden köylüler, hemen dağın yamacına doğru koşmuşlar. Köylüler, kartal sayesinde kaybolan çocuğu fırtına bastırmadan önce güvenle bulmayı başarmışlar. Çocuğunu kucağına alan anne, minnet dolu gözlerle gökyüzündeki koruyucu kartala bakmış. İnsandan dönüşen kartal, sevdiklerini korumanın gururuyla gökyüzünde görkemli bir tur atmış. Bedenini değiştirse de içindeki sevgi dolu insani ruhu asla kaybetmediğini herkese kanıtlamış.
Görünüşümüz değişse bile yüreğimizdeki iyilik ve merhamet duygusu daima bizimle kalır. İyilik yap denize at, halık bilmezse malik bilir.
İyilik yap denize at, halık bilmezse malik bilir.