Tüm hikayeler

Hırsız ve Şeytan

Seviye C1 · 256 kelime

Hırsız ve Şeytan

Evvel zaman içinde, karlı dağların arkasındaki köhneliğiyle ünlü eski bir kasabada, gözünü hırs bürümüş Cihan adında bir adam yaşardı. Cihan, alın teriyle kazanmayı yük görür, başkalarının rızkını haksızca çalmayı kendisi için bir hüner sayardı. Zifiri karanlığın kasabanın üzerine çöktüğü sisli bir gece, zengin kervancı başının konağına doğru gizlice yola koyuldu. Yolun yarısında, gölgelerin içinden süzülen, gözleri köz gibi parıldayan gür sesli yabancı bir adam aniden karşısına çıktı. Korkuyla gerileyen Cihan, bu tuhaf yolcunun sıradan bir insan olmadığını hemen anladı. Yabancı, sinsi bir tebessümle Cihan’a bakarak, "Korkma dostum, ben de senin gibi başkalarının emeğini çalmayı seven bir sanatçıyım," dedi.

Cihan, "Eğer niyetin aynıysa, kervancının altınlarını beraber çalıp yarı yarıya paylaşalım," diye teklifte bulundu. Yabancı kahkahalar atarak, "Altınlar senin olsun, benim gözüm çok daha kıymetli bir ganimettedir," yanıtını verdi. Birlikte devasa konağın bahçesinden içeri süzüldüler ve muazzam altın sandığının bulunduğu odaya kolayca ulaştılar. Cihan mücevherleri çuvalına doldururken, yabancı aniden devasa, ürkütücü bir gölgeye dönüşerek odayı zifiri karanlığa boğdu. Gerçek yüzü ortaya çıkan Şeytan, "Benim derdim altın değil, senin gibi açgözlü bir hırsızın karanlık ruhudur!" diye kükredi. Şeytan’ın korkunç cehennem alevlerini gören Cihan, kötülüğün ulaştığı son noktayı dehşetle kavradı.

Bütün servet ihtirası bir anda buharlaşan Cihan, elindeki çuvalı yere fırlatarak var gücüyle dışarı doğru kaçmaya başladı. Şeytan’ın kahkahaları kulaklarında çınlarken, gece boyunca soluksuz koşup kendini güvenli bir ibadethanenin kapısına attı. O geceden sonra Cihan, haksız kazancın insanı ne kadar korkunç bir uçuruma sürükleyeceğini acı bir tecrübeyle öğrendi. Bir daha asla başkasının malına el uzatmamaya ve dürüst bir yaşam sürmeye ant içti. Kötülükle yola çıkanın yoldaşı yine ancak felaket olur. Rüzgar eken fırtına biçer.

Rüzgar eken fırtına biçer.