Hermes ve Oduncu
Bir zamanlar küçük bir köyde dürüst bir oduncu yaşıyordu. Her gün ormana gider ve büyük ağaçlardan odun keserdi. Bir gün derin bir nehrin kenarında çalışırken baltasını suya düşürdü. Balta hızla nehrin karanlık sularında kayboldu. Fakir oduncu nehir kıyısına oturdu ve üzüntüyle ağlamaya başladı. Aniden nehrin içinden ışık saçan tanrı Hermes çıktı.
Hermes adama neden ağladığını sordu ve ona yardım etmek istedi. Hermes suya daldı ve elinde altından bir balta ile geri döndü. "Bu senin baltan mı?" diye sordu. Oduncu başını salladı ve "Hayır, bu benim değil" dedi. Hermes tekrar daldı ve bu kez gümüş bir balta çıkardı. Dürüst adam yine "Hayır, bu da benim baltam değil" cevabını verdi.
Hermes üçüncü kez daldı ve eski demir baltayı çıkardı. Oduncu sevinçle "İşte benim fakir baltam bu!" diye bağırdı. Hermes oduncunun bu büyük dürüstlüğünü çok beğendi. Ona dürüst davranarak doğruyu söylediği için teşekkür etti. Ona kendi baltasıyla birlikte altın ve gümüş baltaları da hediye etti. Fakir oduncu tanrıya teşekkür etti ve mutlu bir şekilde evine döndü. Dürüst olmak insana her zaman en güzel ödülü getirir. Doğruluk ile giden, menziline erken erer.
Doğruluk ile giden, menziline erken erer.