Tüm hikayeler

Gübre Taşıyan Öküzler

Seviye C1 · 254 kelime

Gübre Taşıyan Öküzler

Evvel zaman içinde, mis kokulu çiçeklerin açtığı şirin bir Anadolu köyünde iki iri öküz yaşardı. Güçlü kasları ve sabırlı bakışlarıyla bilinen bu iki dost, sabandan arabaya kadar her ağır işte köylünün en büyük yardımcısıydı. Ilık bir bahar sabahı, tarlaların bereketlenmesi için tezek ve gübre dolu ağır bir arabaya koşuldular. Güneş gökyüzünde yükselirken, tekerleklerin gıcırtısı geniş ovada yankılanmaya başladı. Ancak nemli toprağın ve ağır yükün kokusu, genç olan öküzün keyfini iyice kaçırmıştı. Genç öküz, burnunu kıvırıp üzerlerine üşüşen sinekleri sallantılı kuyruğuyla kovalamaya çalıştı. Yaşlı ve tecrübeli yoldaşına dönerek öfkeyle söylenmeye başladı.

"Biz ki heybetli hayvanlarız, neden bu pis kokulu yükü taşımak zorundayız?" diye çıkıştı. "Yoldan geçen diğer hayvanlar bize bakıp alay ediyor, itibarımız yerle bir oluyor!" diyerek yakınmasını sürdürdü. Ağır yükün altında ezildiğini hissediyor, her adımda biraz daha ayak sürüp duruyordu. Bilge öküz ise adımlarını hiç bozmadan, sakince ve vakur bir duruşla yürümeye devam etti. Genç dostuna şefkatle bakarak derin bir nefes aldı. "Gördüğün bu çirkin yük, dışarıdan ne kadar değersiz görünse de hayatın gizli kaynağıdır," dedi. "Biz bu toprağı beslemezsek, ne başaklar boy verir ne de soframıza sıcak bir ekmek gelir," diye ekledi.

Tarlaya vardıklarında çiftçi, arabadaki gübreyi taze sürülmüş toprağa özenle yaydı. Toprağın o zengin ve cömert kokusu, az önceki nahoş kokunun yerini tatlı bir huzura bıraktı. Genç öküz, kendi emeğinin gelecekte yemyeşil bir ekin denizine dönüşeceğini o an idrak etti. Utançla başını eğerek yaşlı yoldaşından özür diledi ve gururla geriye döndü. Artık yaptığı işin görünüşüne değil, getirdiği berekete bakmayı öğrenmişti. En alçakgönüllü emekte bile geleceğin filizlerini besleyen büyük bir değer gizlidir. Zahmetsiz rahmet olmaz.

Zahmetsiz rahmet olmaz.