Tüm hikayeler

Fırsat Zamanı

Seviye B2 · 263 kelime

Fırsat Zamanı

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında marangoz çırağı Eren yaşardı. Eren, ahşaptan harika oyuncaklar oyar, ama ne zaman büyük bir işe başlasa sürekli ertelerdi. Köyün yaşlı ustası ona her zaman zamanın kıymetini bilmesi gerektiğini hatırlatırdı. Ormanın derinliklerinde ise sadece cesur ve hızlı olanlara görünen gizemli bir Fırsat Kuşu yaşardı. Bu büyülü kuşun başının önünde gümüş rengi uzun tüyler, arkasında ise pürüzsüz bir kel kafası vardı. Sıcak bir yaz gününde Eren, usta bir tüccarın şehre geldiğini ve harika bir oyuncak aradığını duydu. Tüccarın saraya sunacağı bu özel oyuncağı yapan kişi büyük bir ödül kazanacaktı.

Eren hemen işe koyulmak yerine, "Daha vakit var, önce biraz dinleneyim," diyerek ağaç gölgesine uzandı. O sırada dalların arasından parıltılı ışıklar saçarak uçan o eşsiz Fırsat Kuşu aniden süzüldü. Kuş, Eren’in hemen önündeki alçak bir dala kondu ve derin bir sesle konuştu. "Beni yakalamak istiyorsan tam şu an önümdeki gümüş tüylerden tutmalısın," dedi. Eren kararsız kaldı ve "Birazdan tutarım, nasıl olsa buradasın," diye düşündü. Kuş hiç beklemeden arkasını döndü ve gökyüzüne doğru süratle havalandı. Eren heyecanla yerinden fırlayıp kuşun arkasından uzandı ama kel kafasına dokunup kaydı.

Geç kalan genç çırak, kuşun arkasından tutacak tek bir tüy bile bulamadı. Fırsat Kuşu gümüş kanatlarını çırparak maviliklerde kaybolurken Eren büyük bir pişmanlık yaşadı. O anda zamanın ve karşısına çıkan imkânların asla beklemediğini acı bir tecrübeyle anladı. Tüccar kasabadan ayrılmadan önce elindeki yarım kalmış oyuncağı bitirmek için atölyesine koştu. Gece boyunca durmaksızın çalışarak hayatının en güzel ahşap kuşunu oymayı başardı. Ertesi sabah oyuncağı tüccara yetiştirdi ve gayreti sayesinde hak ettiği ödülü kazandı. Şans kapıyı çaldığında tereddüt etmeden harekete geçenler hayallerine ulaşırlar. Demir tavında dövülür.

Demir tavında dövülür.