Tüm hikayeler

Ezop ve Korintliler

Seviye B1 · 232 kelime

Ezop ve Korintliler

Evvel zaman içinde, rüzgârın tatlı tatlı estiği zengin bir liman kentinde gururlu insanlar yaşardı. Korint adındaki bu güzel şehir, altından kuleleri ve renkli pazarlarıyla her yerde tanınırdı. Ancak şehir halkı, soylu atalarıyla sürekli övünür ve yabancıları hiç önemsemezdi. Günlerden bir gün, bilge masalcı Ezop bu görkemli kenti ziyaret etmeye karar verdi. Ezop, insanların sadece zenginlik ve soy ismiyle gururlandığını görünce üzüldü.

Şehrin büyük meydanında toplanan kalabalık, Ezop’un etrafını sarıp onunla alay etmeye başladı. Kibirli bir tüccar öne çıkarak "Bizim atalarımız krallardır!" diyerek böbürlendi. Ezop gülümseyerek cebinden küçük bir parça çamur ve parlak bir taş çıkardı. "Eski zamanlarda doğa, insanları kilden yoğururken herkese aynı sevgiyi kattı," dedi. "Soylu atalarınız size harika bir miras bıraktı ama siz bugün ne yapıyorsunuz?" Kalabalıktan biri, "Bizim soyumuz en yüce soy!" diye bağırmaya devam etti. Ezop derin bir nefes alıp meydandaki kibirli insanlara bilgece bir masal anlattı.

Yüksek dağların tepesindeki bir çam ağacı, vadideki küçük papatyaya yukarıdan bakıp kibirlenmişti. Fakat fırtına çıktığında çam ağacı devrildi, esnek papatya ise hayatta kaldı. Korintliler bu etkileyici hikâyeyi dinleyince bir an durup derin düşüncelere daldılar. Atalarının büyüklüğünün kendilerini daha iyi bir insan yapmadığını anlamaya başladılar. Şehrin en yaşlı bilge adamı, Ezop’un önünde saygıyla eğilip teşekkür etti. O günden sonra şehir halkı, insanları soylarıyla değil iyilikleriyle değerlendirmeyi öğrendi. Ezop ise cebindeki çamur parçasını toprağa bırakıp yüzünde tatlı bir tebessümle yola koyuldu.

Gerçek değer, insanın geçmişinde değil kendi kalbinde ve davranışlarında saklıdır. Ağaç meyvesiyle, insan eseriyle tanınır.

Ağaç meyvesiyle, insan eseriyle tanınır.