Eşeklerin Zeus'a Dilekçesi
Evvel zaman içinde, yüksek dağların ardında çok sayıda eşek yaşarmış. Bu eşekler her gün insanlara yardım eder ve ağır yükler taşırmış. Ancak zamanla çok yorulmuşlar ve bu zor hayattan bıkmışlar. Sonunda toplanıp durumlarını büyük tanrı Zeus’a anlatmaya karar vermişler. Aralarından en yaşlı eşeği Zeus'un yanına elçi olarak göndermişler.
Yaşlı eşek uzun bir yolculuktan sonra Zeus’un sarayına varmış. Zeus’un huzuruna çıkıp hürmetle eğilmiş ve derdini anlatmış. "Efendim, biz eşekler her gün çok çalışıyoruz ve çok yoruluyoruz," demiş. "Lütfen bize acıyın ve artık ağır yükler taşımamıza izin vermeyin." Zeus eşeğin bu isteğini dinlemiş ve biraz düşünmüş. Sonra ona gülümseyerek imkânsız bir şart koşmuş. "Siz ne zaman çişinizle büyük bir nehir oluşturursanız, o zaman yük taşımayacaksınız," demiş.
Yaşlı eşek bu haberi sevinçle diğer eşeklere götürmüş. Bütün eşekler hemen bir yol kenarında toplanmışlar. Hep birlikte çişlerini yapıp büyük bir nehir oluşturmaya çalışmışlar. Fakat ne kadar uğraşsalar da küçük bir su birikintisinden fazlası olmamış.
O günden sonra eşekler ne zaman bir su görse durup koklamaya başlamışlar. Hâlâ bir nehir yapabileceklerini umarak aynı şeyi yapmaya devam etmişler.
Boş umutların peşinden koşmak insanı sadece yorar. Olmayacak duaya amin denmez.
Olmayacak duaya amin denmez.