Tüm hikayeler

Eşek ve Lir

Seviye B2 · 258 kelime

Eşek ve Lir

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında sevimli bir eşek yaşarmış. Bu eşek, yemyeşil çayırlarda otlamayı ve çam ağaçlarının gölgesinde dinlenmeyi pek severmiş. Bahar mevsimi geldiğinde orman rengârenk çiçeklerle dolar, tatlı bir rüzgâr dalların arasında eserdi. Eşek bir gün yumuşak çimlerin üzerinde gezinirken, çalıların arasına saklanmış parıl parıl parlayan ahşap bir nesne görmüş. Yaklaşıp dikkatle baktığında, bunun incecik tellere sahip harika bir lir olduğunu anlamış. Çalgının zarif gövdesi ve güneşte ışıldayan telleri eşeğin çok ilgisini çekmiş. Merakla öne doğru bir adım atmış ve koklayarak bu yabancı nesneyi incelemeye başlamış.

Ardından sert toynağını yavaşça kaldırıp lir tellerine hafifçe dokundurmuş. Tellerden aniden gür ve titreşimli bir ses yükselerek sessiz ormanda yankılanmış. Eşek duyduğu bu ses karşısında büyük bir heyecan duymuş ve neşeyle kulaklarını dikmiş. Ancak toynakları çok kaba olduğu için tellere her dokunduğunda sadece gürültülü sesler çıkmış. Güzel bir melodi oluşturmayı ne kadar çok istese de bunu bir türlü başaramamış. Lirin büyüleyici potansiyelini hissetmiş ama kendi yetersizliğini de anlamış. Derin bir iç çekerek tellere bakan eşek, kendi kendine hüzünle söylenmiş.

"Ne yazık ki yetenekli bir müzisyenin eline geçmesi gereken bu zarif çalgı benim karşıma çıktı," demiş. Eğer bu liri usta bir sanatçı bulsaydı, muhteşem nağmelerle tüm ormanı büyülerdi. Fakat benim kaba toynaklarım sadece gürültü çıkarıyor, bu güzel çalgının hakkını veremiyor. Eşek, lirin zarafetine zarar vermemek için hürmetle geri çekilip çalgıyı çimlerin üzerine bırakmış. Becerisinin yetmediği işlere zorla soyunmayacağını anlayarak huzurla yoluna devam etmiş. Kendi doğasına uygun olan çayırların ve sade yaşamının tadını çıkarmayı sürdürmüş. Her işin bir ustası vardır ve gerçek değer ancak yetenekli ellerde ortaya çıkar. İş bilenin, kılıç kuşananın.

İş bilenin, kılıç kuşananın.