Tüm hikayeler

Eşek ve Domuz

Seviye C1 · 263 kelime

Eşek ve Domuz

Evvel zaman içinde, serin suların cıvıltıyla aktığı eski bir orman kenarında, yaşlı bir çiftçi yaşardı. Bu çiftçinin ahırında sabahtan akşama kadar durmaksızın çalışan emektar bir eşek bulunuyordu. Eşek her gün sırtında ağır çuvalları taşır, tarladaki zorlu işlerin bütün yükünü sabırla üstlenirdi. Hemen yanındaki ahşap çitlerin ardında ise hiçbir iş yapmadan gününü geçiren semiz bir domuz yatardı. Çiftçi, bu semiz domuza her sabah en lezzetli meyveleri ve taze buğdayları bolluk içinde sunardı. Eşek, kendi önüne konan bir avuç kuru samana bakıp derin bir iç çekerdi. Bir akşam yorgunluktan dizlerinin bağı çözülmüşken, komşusu domuza gıpta dolu gözlerle yaklaştı.

"Ne kadar şanslısın dostum, bütün gün gölgede yan gelip yatıyorsun," dedi. "Ben ise gün boyu sırtımda ağır yüklerle tozlu yollarda perişan oluyorum." Domuz kibirli bir edayla yerinde gerindi ve ağzındaki tatlı elmayı çiğnemeye devam etti. "Efendimiz benim yüksek kıymetimi biliyor, sana ise sadece bu değersiz samanları layık görüyor," diye böbürlendi. Eşek, adaletsiz gördüğü bu haksız duruma pek üzülerek başını öne eğdi ve sessizce uykuya daldı. Ancak birkaç gün sonra, çiftlikte büyük ve coşkulu bir şölen hazırlığı başladı. Çiftçi ve güçlü çırakları, ellerinde keskin bıçaklarla dosdoğru domuzun ağılına doğru yürüdüler.

Ne olduğunu anlayamayan domuz, acı çığlıklar atarak çaresizlik içinde kaçmaya çalıştı. Fakat efendisi, bunca zaman özenle besleyip semirttiği domuzu şölen sofrasına hazırlamak üzere götürdü. Ahırın karanlık köşesinden olan biteni dehşetle izleyen eşeğin yüreği derin bir korkuyla burkuldu. Bunca zahmetsiz rahatlığın ve lezzetli yemeklerin arkasındaki acı gerçeği o an kavramıştı. Kuru samanını huzurla çiğnerken, kendi emniyetli ve sade yaşamının ne kadar kıymetli olduğunu anladı. Başkalarının tehlikeli bolluğuna özenmektense, kendi emeğinle kazandığın mütevazı bir huzur her şeyden evladır. Azıcık aşım, kaygısız başım.

Azıcık aşım, kaygısız başım.