Tüm hikayeler

Eşek ve Arpa

Seviye B2 · 220 kelime

Eşek ve Arpa

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarındaki şirin bir çiftlikte bir eşek ile bir domuz yaşarmış. Eşek sabahın ilk ışıklarıyla uyanır, akşama kadar sahibinin ağır yüklerini sabırla taşırmış. Çalışkan eşeğe yorgun günün sonunda sadece kuru saman ve biraz yulaf verilirmiş. Yanındaki süslü ağılda oturan domuz ise hiç çalışmaz, gün boyu gölgede keyif çatarmış. Çiftçi ona her akşam lezzetli, taze ve besleyici arpa taneleri ikram edermiş. Eşek, domuzun önündeki altın renkli arpalara imrenerek bakar ve kendi haline üzülürmüş.

Bir gün dayanamayıp domuzun yanına yaklaşmış ve içini çekerek konuşmuş. "Sen ne kadar şanslısın, hiç yorulmadan en tatlı arpaları yiyorsun," demiş. "Ben ise bütün gün belim bükülene kadar çalışıyor, yine de kuru samanla yetiniyorum." Domuz gururla böbürlenerek gürbüz vücudunu sergilemiş ve kahkaha atmış. "Efendimiz benim kıymetimi biliyor, sen de ancak yük taşımaya yararsın," diye cevap vermiş. Aradan haftalar geçmiş, domuz iyice semirmiş, yürümekte bile zorlanacak kadar şişmanlamış.

Günlerden bir gün çiftliğe kasap gelmiş ve semiz domuzu bahçeden alıp götürmüş. Eşek, domuzun acı sonunu görünce büyük bir şaşkınlık ve korku yaşamış. Akşam olduğunda çiftçi, domuzdan kalan taze arpaları eşeğin önüne koymuş. Ancak akıllı eşek, lezzetli arpaların arkasındaki gizli tehlikeyi anlamış. Kafasını geriye çekerek o tatlı arpalara tek bir adım bile yaklaşmamış. Kendi sade samanına dönüp huzurla çiğnemeye başlamış. Başkasının tehlikeli bolluğundansa, kendi alın teriyle kazandığın azıcık huzur çok daha değerlidir. Azıcık aşım, kaygısız başım.

Azıcık aşım, kaygısız başım.