Tüm hikayeler

Eşek ile Yılan

Seviye B2 · 228 kelime

Eşek ile Yılan

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında sevimli bir eşek yaşarmış. Güneşin pırıl pırıl parladığı sıcak günlerde köylülerin ağır yüklerini sabırla taşır, hiç şikâyet etmezmiş. Bir gün bilge kral, insanlara sonsuz gençlik ve tazelik sunan sihirli bir armağanı bu sabırlı eşeğe emanet etmiş. Eşek, sırtına yüklenen bu paha biçilmez hazineyle birlikte neşeyle uzun bir yola koyulmuş.

Yolculuk ilerledikçe yakıcı güneş ortalığı kasıp kavurmaya ve eşeğin boğazını kurutmaya başlamış. Yorgunluktan dizlerinin bağı çözülen biçare hayvan, etrafta bir damla su aramaya koyulmuş. En nihayetinde kayalıkların arasında gürül gürül akan buz gibi bir çeşme görmüş. Ancak çeşmenin başında, susuzluk zehriyle bilinen kıvrım kıvrım bir yılan çöreklenmiş vaziyette bekliyormuş. Eşek çekinerek yaklaşmış ve "Lütfen biraz kenara çekil de şu serin sudan içeyim," diye yalvarmış.

Yılan fısıldayan sesiyle, "Bu tatlı sudan içmenin bir bedeli var dostum," yanıtını vermiş. Çaresiz kalan eşek, sırtındaki sihirli yükün değerini tam anlamadan onu yılana teklif etmiş. "Sırtımdaki bu sihirli kutuyu sana vereyim, yeter ki susuzluğumu gidermeme izin ver," demiş. Kurnaz yılan bu teklifi sevinçle kabul etmiş ve hemen kenara çekilerek eşeğe yol vermiş. Eşek kana kana su içerken, yılan kutudaki sonsuz gençlik sırrını kendi bedenine geçirmiş.

O günden sonra yılanlar her yıl derilerini değiştirerek yeniden gençleşme yeteneği kazanmışlar. Düşüncesizce hareket eden eşek ise hem kıymetli emaneti kaybetmiş hem de sürekli susama kaderiyle baş başa kalmış. Anlık rahatlıklar uğruna elimizdeki paha biçilmez değerleri feda etmek büyük bir pişmanlık getirir. Son pişmanlık fayda etmez.

Son pişmanlık fayda etmez.