Tüm hikayeler

Eşeğe Okuma Öğretmek

Seviye C2 · 289 kelime

Eşeğe Okuma Öğretmek

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında, azametli ama bir o kadar da mağrur bir hükümdar yaşardı. Bu sarayın gümüş kapılı ahırlarında, hükümdarın gözü gibi sakındığı, simsiyah tüylü çalım bir eşek bulunmaktaydı. Hükümdar, zenginliğinin nişanesi olarak bu mahluka okuma öğretmeyi kafasına koymuş, diyara haber salmıştı. Saraya davet edilen nice bilgeler, bu imkansız vazifeyi duyunca çaresizlik içinde geri çekilmişlerdi. Derken, zekasıyla tanınan Nasreddin adında yoksul ama hazırcevap bir köylü huzura çıkmaya karar verdi. Hükümdar, karşısındaki bu kendinden emin adama şüpheci gözlerle bakarak şartlarını sertçe sıraladı. "Eğer bu hayvana üç yıl içinde okuma öğretemezsen, kellenden olacağını iyi bilesin," dedi.

Zeki köylü hiç istifini bozmadan, "Sultanım, emriniz başım üstüne ancak bu iş sabır ve bol ihsan gerektirir," diye yanıt verdi. Hükümdardan her ay bir kese altın ve tam üç yıllık zaman sözü alarak eşeği yanına katıp evine döndü. Köylü, büyük bir kitabın yaprakları arasına lezzetli arpa taneleri serpmeye başladı. Diliyle sayfaları çevirip arpaları yiyen eşek, yapraklar boş çıkınca acıkıp anırmaya başlıyordu. Saray halkı haftalar sonra bu garip talimi merakla izlemek üzere zeki köylünün mütevazı hanesine toplandı. Kitabın başına geçen eşek, sayfaları diliyle tek tek çevirip arpa bulamayınca yüksek sesle anırmaya başladı. Köylü gururla tebessüm ederek, "Görüyorsunuz ya sultanım, alfabe yapraklarını okuyor ve sesli harfleri telaffuz ediyor," dedi.

Hükümdar şaşkınlıkla araya girip, "Peki ama bu hayvan kelimelerin manasını nasıl anlayacak?" diye sordu. Zeki adam bilgece gülümsedi ve saray erkanını hayrete düşüren o tarihi açıklamayı yaptı. "Padişahım, ben eşeğe ancak bu kadarını öğretebilirim; zaten üç yıl uzun bir zamandır," dedi. "Bu süre zarfında ya ben ölürüm, ya eşek ölür ya da siz rahmetli olursunuz!" diye ekledi. Hükümdar, bu keskin zeka ve nükteli mantık karşısında kahkahalar atarak köylüyü bağışladı. İmkansız talepler karşısında aklın ve zamanın gücüne sığınmak en büyük bilgeliktir. Eşeğe altın semer vursan eşek yine eşektir.

Eşeğe altın semer vursan eşek yine eşektir.