Eğreti Ata Binen Çabuk İner
Evvel zaman içinde, rengârenk çiçeklerin açtığı ve gür ormanların uzandığı büyülü bir diyarda küçük bir alacakarga yaşardı. Bu gösteriş meraklısı karga, kendi koyu gri tüylerini hiç beğenmez, her zaman göz alıcı olmayı hayal ederdi. Ormanın öte yanındaki geniş çayırlıkta ise alımlı yürüyüşleriyle gururlanan muazzam tavus kuşları süzülürdü. Alacakarga sabahtan akşama kadar yüksek bir meşe dalına tüneller, onların muhteşem kuyruklarını hayranlıkla izlerdi. Kendi sıradan görüntüsünden nefret eden küçük kuş, bir gün tavus kuşlarının arasına katılmaya kesin olarak karar verdi. Sıcak bir yaz sabahı tavus kuşlarının dökülen parlak tüylerini çayırın dört bir yanında gördü.
Büyük bir heyecanla bu yeşil ve mavi tüyleri toplayıp kendi cılız kuyruğuna özenle yerleştirdi. Dere kenarındaki su yansımasına bakan alacakarga, kendisini birdenbire ormanın en güzel kuşu ilan etti. Kendi alacakarga arkadaşlarına küçümseyen gözlerle bakarak, gururlu bir edayla tavus kuşlarının yanına uçtu. Tavus kuşlarının lideri, karşısında garip hareketler yapan bu yabancı kuşu görünce hemen durumdan şüphelendi. Lider tavus kuşu yüksek bir sesle, "Sen bizim gibi asil değilsin, sadece gösteriş yapmaya çalışan bir sahtekârsın," diye bağırdı. Diğer tavus kuşları da öfkeyle ötmeye ve sahte tüyleri gagalamaya başladılar.
Zavallı alacakarga neye uğradığını şaşırdı ve kaçmaya çalıştıysa da sert gagalardan kurtulamadı. Kızgın tavus kuşları, onun vücuduna yapıştırdığı ödünç tüylerin hepsini tek tek söküp attılar. Hatta hırpalanan alacakarganın kendi öz tüyleri bile zarar gördü ve rezil bir halde çayırdan kovuldu. Utanç içinde eski arkadaşlarına dönen karga, onların arasına sığınmak istedi. Fakat eski dostları ona sırtlarını dönerek, "Kendi kimliğini beğenmeyeni biz de aramızda istemeyiz," dediler. Böylece hem sahte unvanını hem de gerçek dostlarını kaybeden alacakarga, ormanda tek başına kalakaldı. Kendi öz varlığıyla yetinmeyip başkalarının meziyetleriyle övünmeye kalkanlar, en sonunda yapayalnız ve çaresiz kalmaya mahkûmdur. Eğreti ata binen çabuk iner.
Eğreti ata binen çabuk iner.