Tüm hikayeler

Doktor, Zengin Adam ve Kızı

Seviye C2 · 265 kelime

Doktor, Zengin Adam ve Kızı

Bir varmış bir yokmuş, altın kuleli konakların yükseldiği zengin bir kasabada, maşrıkın en varlıklı tüccarı yaşarmış. Bu adamın dünyada tek sevdiği varlık, ipek saçlı, ceylan gözlü sevimli kızıymış. Fakat amansız bir kış günü, genç kız yatağa düşmüş ve dermanı bulunamayan ağır bir hastalığa yakalanmış. Tüccar, kızının solgun yüzünü gördükçe gözyaşları içinde saray gibi konağında çaresizce çırpınırmış. Ülkenin dört bir yanından gelen tabipler, bu sır dolu illete bir türlü çare bulamamışlar. Sonunda uzak diyarlardan, mütevazı giysili ama hünerli genç bir doktor konağa çıkagelmiş. Zengin adam çaresizlik içinde doktora yalvararak büyük bir vaatte bulunmuş.

"Eğer biricik kızımı bu amansız dertten kurtarırsan, servetimin yarısını ve kızımın elini sana vereceğim," demiş. Zeki doktor, kızın hastalığının bedensel değil, yalnızlıktan kaynaklanan bir keder olduğunu hemencecik anlamış. Şifalı bitkilerden hazırladığı özel bir şurupla birlikte, ona umut dolu masallar anlatarak neşesini geri kazandırmış. Birkaç gün içinde genç kız tamamen iyileşip yatağından gülümseyerek kalkmış. Ancak kızının sağlığına kavuştuğunu gören cimri tüccar, verdiği büyük sözden pişmanlık duymaya başlamış. Zengin adam, doktora hakkı olan serveti vermek yerine sadece birkaç değersiz altın kese uzatmış. "Kızımın iyileşmesi zaten kaderde vardı, bu kadarı sana fazlasıyla yeter," diyerek sözünden dönmüş.

Açgözlü tüccarın bu haksızlığı karşısında vakur doktor, hiç öfkelenmeden sakince tebessüm etmiş. "Şifa veren yalnızca benim ilacım değil, verdiğiniz şerefli sözün umuduydu," diyerek altınları reddetmiş. Tüccarın adaletsizliğine tanık olan kızı ise babasının bu tutumundan derin bir utanç duymuş. Genç kız, babasına itiraz ederek sözünü tutması gerektiğini, aksi halde konağı terk edeceğini söylemiş. Kızını kaybetme korkusuyla sarsılan tüccar, hatasını anlayarak doktorun önünde eğilmiş ve hak ettiği değeri teslim etmiş. Verilen sözü tutmak, insanın en değerli hazinesi ve hakiki şerefidir. Söz dediğin ağızdan bir kere çıkar.

Söz dediğin ağızdan bir kere çıkar.